Yol kendinden kendinedir. Sadece bir yerden sonra yanına katılanlarla değişir ortam.
Bu yüzden sevgi, teslimiyet ve gözlerinin dolma hızı giderek artabilir. ne kadar fark edersen o kadar bağlayıcı olur. belki de değişken bir mevzudur karaktere göre özellikle şu göz dolma muhabbeti. O gözün dolmasını sağlayan her neyse üzüntüyle alakalı da değildir.
Tam bilmiyorum, öğrenmek için çabamın en doğru şekilde işlemesi gerekiyor. bunu tek başıma halledemiyecek olduğumu bilirim.
Acizlik, itaat ve bunlara uygun ekleyebileceğin şeyler bizi özgür kılar.
Acizlik de öyle saçma Acizlik değil, tanımları toplumun kirletmiş haliyle alma. Onları temizlemen gerek. Benim öğrendiklerim, işaretlerden çıkardığım budur.
soru cevap 2
site yakında kapanır muhtemelen. Hakikat ancak özgür bir zihinde ortaya çıkar.
ustanın öğrettiği diğer şey korkunun mümkün olduğu yere kadar yok olmasıdır.
Korkunun olduğu yerde özgür bir zihin nasıl var olabilir diye kaçanzi
ustanın öğrettiği diğer şey korkunun mümkün olduğu yere kadar yok olmasıdır.
Korkunun olduğu yerde özgür bir zihin nasıl var olabilir diye kaçanzi
Zahiri ve batini ilimleri bize öğreteceğini umduğumuza hamd olsun. Onlarca ayet, işaret bizi bekliyor.
Sen onu ararsın, o da seni bekler.
Bunun bir farklı versiyonu da iyidir.
Sen nasibini beklersin, nasibinde seni bekler.
ve bu iki bekleyiş ancak lütuf ve rahmetten doğar.
Ve hiç kimse yol bitmeden varacağını bilmez.
Sen onu ararsın, o da seni bekler.
Bunun bir farklı versiyonu da iyidir.
Sen nasibini beklersin, nasibinde seni bekler.
ve bu iki bekleyiş ancak lütuf ve rahmetten doğar.
Ve hiç kimse yol bitmeden varacağını bilmez.
gördüğünüz rüyalar genelde nasıl oluyor?
İçinde ki duygular, tema nedir?
rüyalarda sizi en çok etkileyen, üzerinizde bir şey bırakan şeyler ne?
Sen fedakarlık yapmadıkça, fedakarlığın asıl cömertlik olduğunu anlamadıkça hiç bir şekilde bütünleşemezsin ve sana ait olan her şey de senin için çırpınamaz.
İçinde ki duygular, tema nedir?
rüyalarda sizi en çok etkileyen, üzerinizde bir şey bırakan şeyler ne?
Sen fedakarlık yapmadıkça, fedakarlığın asıl cömertlik olduğunu anlamadıkça hiç bir şekilde bütünleşemezsin ve sana ait olan her şey de senin için çırpınamaz.
hayallerle yaşayanı gerçekler siqer sözü de yarım yamalaktır.
Kişi kendini siqer ve bu hayal dunyasi bir gün gerçekler tarafından yıkılır. Bu sefer gerçekler ikinci bir kişiye ihtiyaç duymadan kendini de siktiğini yüzüne vurur.
Eğer şanslıysan böyle olur değilsen asla anlayamazsın zaten.
Kişi kendini siqer ve bu hayal dunyasi bir gün gerçekler tarafından yıkılır. Bu sefer gerçekler ikinci bir kişiye ihtiyaç duymadan kendini de siktiğini yüzüne vurur.
Eğer şanslıysan böyle olur değilsen asla anlayamazsın zaten.
Kim olmayı hayal edersen et, neyi yaşamak istemediğini kendine defalarca hatırlatabilirsin ve
Yalnızlığınızı alfa yalnız olmaz ya diyerek örtbas edebilirsin. Her ne yaparsan yap gerçeklerle bütünleşmediğin zaman olacağın tek şey var ki bu eksikliktir.
Fazla olmakta eksiklik onu ikinci diye anlatmaya gerek yok. kardeşlik dışında bir değerin olduğunu düşünüyorsan hayatın zaten ona göre şekillenir.
Bunu tüm varlığınla anlamadığın sürece günlük olarak hatırlaman bile önemli olmaz.
Her düşündüğüne inanıyor ve kabul ediyor olmadığını biliyorsun. Bu yüzden usta ne demiş? Bu konuyla alakalı aklına ne geliyorsa tamamla babuş beni ilgilendirmez.
Yalnızlığınızı alfa yalnız olmaz ya diyerek örtbas edebilirsin. Her ne yaparsan yap gerçeklerle bütünleşmediğin zaman olacağın tek şey var ki bu eksikliktir.
Fazla olmakta eksiklik onu ikinci diye anlatmaya gerek yok. kardeşlik dışında bir değerin olduğunu düşünüyorsan hayatın zaten ona göre şekillenir.
Bunu tüm varlığınla anlamadığın sürece günlük olarak hatırlaman bile önemli olmaz.
Her düşündüğüne inanıyor ve kabul ediyor olmadığını biliyorsun. Bu yüzden usta ne demiş? Bu konuyla alakalı aklına ne geliyorsa tamamla babuş beni ilgilendirmez.
hayat tarzın, yaşama biçimin başlık olduysa ve hala daha buralardaysan ya cidden deneyen yada hiç bir siki anlayamamış biri olarak hayat yaşarsın.
Bende buralardayken kendime de çakış yapayım.
E doğrular kişilere göre eğilip bükülmez.
Bende buralardayken kendime de çakış yapayım.
E doğrular kişilere göre eğilip bükülmez.
buradan uzak durmanın bir kaç mantıklı yolu olabilir bu yollarda eninde sonunda seni buraya çeker.
Hacıtyler bu konuyla alakalı yorum yapmıştı hatırlarsınız.
Buraya yakın olmakta gerçekten yakın olacağın anlamına gelmez. Hayat yanlışlarını yüzüne vurur vesilelerle ve sen zaten zayıf piçin tekiysen kendinden hiç bir zaman emin olamadan hayatını yaşarsın.
Emin olmadığın günler, kendinden şüphe ettiğin zamanlar da olacak bir şekilde ki zaten bu eğitimin parçasıdır.
Kendinde bir şey göremiyorsan, göreceğin güne kadar olman gereken yerde olursun ki bunun özgürlüğünü de vermişler.
Kendinden emin olamayışın da bir yere kadar mantıklıdır ve bir süre iyidir çünkü tekrar yaşama, deneme, görme ve anlama fırsatı verir.
Herkes fırsatını doğru kullanamayabilir tabii de sonuç odaklı olmaya gerek yok. Zaten sonuç olacaksa olur.
Başlıktan biri veya my7 şunu demişti ki olayın özeti budur gerçi bu aralar okuduğumuz yazıların bize sadece bir yere kadar fayda ettiğini ama onu yaşamadan, yaşamınla bağlantıyı dibine kadar kurmadan içselleştiremiyeceğini düşünüyorum fakat yine de atayım yazıyı
"savaş vermediğim doğrudur. ama deniyorum yarram ve iki ama da oyalanmıyorum ama nasıl istersen herkes hak ettiğini buluyor. ve benim değer yargıma göre asla bir am, hakikat yolunda ki bir adımdan değerli olmayacaktır. deneme şansımdan bile değerli olmayacaktır. iyi günler" yazının kime ait olduğunu bilmiyorum bilen yazarsa iyi olur.
Hacıtyler bu konuyla alakalı yorum yapmıştı hatırlarsınız.
Buraya yakın olmakta gerçekten yakın olacağın anlamına gelmez. Hayat yanlışlarını yüzüne vurur vesilelerle ve sen zaten zayıf piçin tekiysen kendinden hiç bir zaman emin olamadan hayatını yaşarsın.
Emin olmadığın günler, kendinden şüphe ettiğin zamanlar da olacak bir şekilde ki zaten bu eğitimin parçasıdır.
Kendinde bir şey göremiyorsan, göreceğin güne kadar olman gereken yerde olursun ki bunun özgürlüğünü de vermişler.
Kendinden emin olamayışın da bir yere kadar mantıklıdır ve bir süre iyidir çünkü tekrar yaşama, deneme, görme ve anlama fırsatı verir.
Herkes fırsatını doğru kullanamayabilir tabii de sonuç odaklı olmaya gerek yok. Zaten sonuç olacaksa olur.
Başlıktan biri veya my7 şunu demişti ki olayın özeti budur gerçi bu aralar okuduğumuz yazıların bize sadece bir yere kadar fayda ettiğini ama onu yaşamadan, yaşamınla bağlantıyı dibine kadar kurmadan içselleştiremiyeceğini düşünüyorum fakat yine de atayım yazıyı
"savaş vermediğim doğrudur. ama deniyorum yarram ve iki ama da oyalanmıyorum ama nasıl istersen herkes hak ettiğini buluyor. ve benim değer yargıma göre asla bir am, hakikat yolunda ki bir adımdan değerli olmayacaktır. deneme şansımdan bile değerli olmayacaktır. iyi günler" yazının kime ait olduğunu bilmiyorum bilen yazarsa iyi olur.
Ayrıca benim deneme, deneme şansı, yüzde sıfır bile olsa bir olması için yolunda olmayla alakalı fikirlerimi buraya döktükten sonra bu yazıyla karşılaşmam da hayatın bir şekilde sana yardıma hazır olduğunu gösteriyor. Ha belki de ikimizde yarra yemiş tiplerizdir de birbirimizin aynı fikirde birleşmesinin ve arada yıllar olmasının ve hatta bunun fikrini doktukten sonra karşıma çıkması sadece bir uyarıdır. Allah korusun.
Ama bu yazıyı kimim yazdığını bilen varsa yazsın ya kankalar. my7 diye tahmin ediyorum ama bir çırağın adanmışlığından geliyor gibi de duruyor. Gerçi kimin olduğununda sadece bilgi açısından önemi var. Bakalım babuşlar neolcak
Ama bu yazıyı kimim yazdığını bilen varsa yazsın ya kankalar. my7 diye tahmin ediyorum ama bir çırağın adanmışlığından geliyor gibi de duruyor. Gerçi kimin olduğununda sadece bilgi açısından önemi var. Bakalım babuşlar neolcak
Gerçek senin ne olduğunu, nedenlerini ve isteklerini bilir. Fakat insan bunu bilmediği için hatırlamak zorunda kalır ve hayat bu konuda önüne bir şeyler getirir.
Sen yine doğru yorumu yapmadığın için bu döngü devam eder.
Yorumlarının kalitesi git gide düşer ve en sonunda ise artık alışkanlık haline gelir ve her şey normalleşir.
Bir insanın sistemini değiştirmek, ancak kendi başına yapabileceği bir şey fakat bu asla yeterli olmaz.
insan bunu bilerek peşinden gider.
Sen gerçeğe vardıkça oraya yeni geldiğini değil, zaten orada olduğunu anlarsın ve bu anlamanın yolu senin gerçekle bütünleşmiş halini düşünmenle alakalı bir durum.
Gerçek senin içinde olmasına rağmen sen farklı yerlere bakmaya o kadar alışmıştın ki bu gerçekliğin içinde olduğunu bile unutmuş, gerçeği de tarif ederken aranda mesafe olduğunu düşünüyorsun.
halbuki Gerçek için sen onu görmemek adına engeller yaratan birisin. Engeller ne kadar kalın ve ciddiyse kişi o seviyede yarra yer.
Bu yüzden gerçekle bütünleşmiş biriyle aynı şeyi söylüyor olmanın bile ikiniz arasında epey farkı vardır.
Zaten aynı şeyleri buluyor olmanız sorun değil, nasıl bulduğunuz ve bulduğunuz şeyi nasıl ilerlettiğiniz önemli bilmem anlatabildim mi fikir gelirse iyi olur tabi
Matrix'de neo'ya diyor ya zaten kararını çoktan verdin, neden verdiğini anlamak için buradasın.
İşte kardeşlik bu engelleri kaldıran yoldaşların adıdır.
Hatırlamak geçmişle alakası olmayan bir durum, paralel evren falan onlar değil. sanırım bu konuları işleyen bir kaç alim vardı bulursam eklerim.
Ayrıca ustaya neden güvenmen gerektiğini biliyor oluşumuz bununla alakalı olabilir çünkü bazı konularda halen daha görebilecek durumdaydık.
Sen yine doğru yorumu yapmadığın için bu döngü devam eder.
Yorumlarının kalitesi git gide düşer ve en sonunda ise artık alışkanlık haline gelir ve her şey normalleşir.
Bir insanın sistemini değiştirmek, ancak kendi başına yapabileceği bir şey fakat bu asla yeterli olmaz.
insan bunu bilerek peşinden gider.
Sen gerçeğe vardıkça oraya yeni geldiğini değil, zaten orada olduğunu anlarsın ve bu anlamanın yolu senin gerçekle bütünleşmiş halini düşünmenle alakalı bir durum.
Gerçek senin içinde olmasına rağmen sen farklı yerlere bakmaya o kadar alışmıştın ki bu gerçekliğin içinde olduğunu bile unutmuş, gerçeği de tarif ederken aranda mesafe olduğunu düşünüyorsun.
halbuki Gerçek için sen onu görmemek adına engeller yaratan birisin. Engeller ne kadar kalın ve ciddiyse kişi o seviyede yarra yer.
Bu yüzden gerçekle bütünleşmiş biriyle aynı şeyi söylüyor olmanın bile ikiniz arasında epey farkı vardır.
Zaten aynı şeyleri buluyor olmanız sorun değil, nasıl bulduğunuz ve bulduğunuz şeyi nasıl ilerlettiğiniz önemli bilmem anlatabildim mi fikir gelirse iyi olur tabi
Matrix'de neo'ya diyor ya zaten kararını çoktan verdin, neden verdiğini anlamak için buradasın.
İşte kardeşlik bu engelleri kaldıran yoldaşların adıdır.
Hatırlamak geçmişle alakası olmayan bir durum, paralel evren falan onlar değil. sanırım bu konuları işleyen bir kaç alim vardı bulursam eklerim.
Ayrıca ustaya neden güvenmen gerektiğini biliyor oluşumuz bununla alakalı olabilir çünkü bazı konularda halen daha görebilecek durumdaydık.
Ünsiyet ve tezahür. Sen nasibi aramazsın, nasibin seni çeker. Ve sen sana yakın olana meyledersin, işte kalp budur. Kalp temizliği de budur.
Bu yüzden başlıkta alfalar birbirine güvenir, birbirini tanır denilmesi ve içinde saklı olan yeteneklerinin alfan sayesinde ortaya çıkıp müthiş bir gelişim göstermenin sebebi budur. Fakat usta bilmediğim farklı sebepten bahsetmiş olabilir.
Bu yüzden başlıkta alfalar birbirine güvenir, birbirini tanır denilmesi ve içinde saklı olan yeteneklerinin alfan sayesinde ortaya çıkıp müthiş bir gelişim göstermenin sebebi budur. Fakat usta bilmediğim farklı sebepten bahsetmiş olabilir.
Tasavvuf diyor ki: “Onu daha önce tanıyorsun, ezelde.”
Psikoloji diyor ki: “Onu tanıdık hissetmen, beyninin benzerlik ve güven sinyalleri üretmesi.”
Psikoloji diyor ki: “Onu tanıdık hissetmen, beyninin benzerlik ve güven sinyalleri üretmesi.”
Bu benim seçimim, öğrendiğim budur ve gelişmeye açıktır diyebiliyorsan, matrixin kırılma noktası da budur.
Neo'nun bunu söylediği an işler değişti.
karakterin fedakarlık, sözde güçlü plana karşı denemeyi seçmesi, tamamen adanmış olması bu yolu tarif eder.
tarif edecek bir şeyleri aramıyor olduğunu düşünebilirsin, onlar sana kendini belli ediyorsa içinde hala onu arayan bir tarafın vardır.
Engel olmana gerek yok kanka, zaten yeterince engel var ve bu engellerin farkında bile değilsin.
Yada farkında olup, cesaretsiz olarak takılırsın.
neyin engellenebileceğini gerçekten biliyorsan, neyin seni engellemediğine de ulaşır vakit kaybetmezsin.
Bu yazı bana 9 aydır her ne oluyorsa bu benim yolum dedirtecek ve bu yolun kaynağını ustama bağlamış olmamın nedenini çok net gösteriyor.
eğer kardeşlikten haberin olmasaydı, başlık var olmasaydı ve sen toplumda bunları gördüğünde, içinde bunları fark ettiğinde yapacağın şey topluma ayak uydurmak mi olurdu yoksa kendi doğrularının peşinden gidip asla sabit kalmaman gerektiğini ve sabit kalınması gereken tek şey hakikat olduğunu mu söyler ve elbette yaşardın?
Bence ikinciyi yapardın, bunu gaz için demiyorum. Bu benim sevginin, doğruluğun gücüne olan güvenimden geliyor. Zaten başka bir şansımız da yok. Başka bir şansımın olmayışı bile müthiş. olmasını da istemezdim.
Korku yeterince engeldir. Korktuğun şeyler belki de seni karşılamayı bekleyen güzel şeylerdir. Özgürlük gibi mesela.
Hatalı olduğuna pay ayıracaksındır, fakat doğrular hataya yer vermez. Sadece daha çok gelişmesi gerektiğini gösterir. Ve bize verilen bir söz var bizzat hakikatin kendisinden. Eğer sen gerçekten bir şeyleri düzeltmek istersen, kendini buna tamamen adarsan mutlaka yardım gelecektir.
Gelmiyor olması bizi hakikate düşman, kırgın yapmaz.
Özgürlük, özgürlüğünü nereye verdiğin ve nerede sabit bıraktığınla alakalıdır. Benim öğrendiklerim budur. Kendine en doğru yolu seçecek olan sensin, bu benim yokluğumun temelini oluşturur.
Neo'nun bunu söylediği an işler değişti.
karakterin fedakarlık, sözde güçlü plana karşı denemeyi seçmesi, tamamen adanmış olması bu yolu tarif eder.
tarif edecek bir şeyleri aramıyor olduğunu düşünebilirsin, onlar sana kendini belli ediyorsa içinde hala onu arayan bir tarafın vardır.
Engel olmana gerek yok kanka, zaten yeterince engel var ve bu engellerin farkında bile değilsin.
Yada farkında olup, cesaretsiz olarak takılırsın.
neyin engellenebileceğini gerçekten biliyorsan, neyin seni engellemediğine de ulaşır vakit kaybetmezsin.
Bu yazı bana 9 aydır her ne oluyorsa bu benim yolum dedirtecek ve bu yolun kaynağını ustama bağlamış olmamın nedenini çok net gösteriyor.
eğer kardeşlikten haberin olmasaydı, başlık var olmasaydı ve sen toplumda bunları gördüğünde, içinde bunları fark ettiğinde yapacağın şey topluma ayak uydurmak mi olurdu yoksa kendi doğrularının peşinden gidip asla sabit kalmaman gerektiğini ve sabit kalınması gereken tek şey hakikat olduğunu mu söyler ve elbette yaşardın?
Bence ikinciyi yapardın, bunu gaz için demiyorum. Bu benim sevginin, doğruluğun gücüne olan güvenimden geliyor. Zaten başka bir şansımız da yok. Başka bir şansımın olmayışı bile müthiş. olmasını da istemezdim.
Korku yeterince engeldir. Korktuğun şeyler belki de seni karşılamayı bekleyen güzel şeylerdir. Özgürlük gibi mesela.
Hatalı olduğuna pay ayıracaksındır, fakat doğrular hataya yer vermez. Sadece daha çok gelişmesi gerektiğini gösterir. Ve bize verilen bir söz var bizzat hakikatin kendisinden. Eğer sen gerçekten bir şeyleri düzeltmek istersen, kendini buna tamamen adarsan mutlaka yardım gelecektir.
Gelmiyor olması bizi hakikate düşman, kırgın yapmaz.
Özgürlük, özgürlüğünü nereye verdiğin ve nerede sabit bıraktığınla alakalıdır. Benim öğrendiklerim budur. Kendine en doğru yolu seçecek olan sensin, bu benim yokluğumun temelini oluşturur.
Var olmak ile yok olmak arasında ki tek fark, hangi doğruda yok olmayı yada var olmayı seçtiğinledir.
İşin tuhafı, doğru seni seçer.
Bu yüzden insanın değerini acayip yükselten insanlar tarihe düşmüştür.
Sokratesi görmemiş olmamız, onu tarif edemiyeceğimiz anlamına gelmez. Tarif edemiyor olmamız ise bizim gerçekliği anlamıyor olmamız ile alakalı.
Eğer gerçekliği anlarsan, görünmeyen görünür hale gelir.
Tarif edilemeyenler, yaşanır ve bilinir olur.
Ve özgürlük en güzel köleliktir bana göre
İşin tuhafı, doğru seni seçer.
Bu yüzden insanın değerini acayip yükselten insanlar tarihe düşmüştür.
Sokratesi görmemiş olmamız, onu tarif edemiyeceğimiz anlamına gelmez. Tarif edemiyor olmamız ise bizim gerçekliği anlamıyor olmamız ile alakalı.
Eğer gerçekliği anlarsan, görünmeyen görünür hale gelir.
Tarif edilemeyenler, yaşanır ve bilinir olur.
Ve özgürlük en güzel köleliktir bana göre
Hakikat başkalarının sözlerinde bulabileceğin bir şey değil, özünde keşfedebileceğin tek şeydir.
İşte bu bizi birbirimize bağlar.
Her söz, her işaret özün içindir. Özüne bağlanmak dışında başka bir sorumluluğun neredeyse yok
İşte bu bizi birbirimize bağlar.
Her söz, her işaret özün içindir. Özüne bağlanmak dışında başka bir sorumluluğun neredeyse yok
Her doğum sancılıdır ve sancı bu işin doğasıdır.
gördüğüm rüyalar, yaşadıklarım, karşılaştığım ve bana farklı şeyler his ettiren, düşündüren sevgiyi ve huzuru öğreten, denemenin ve acizliğin sırrını, başarısızlığın, insanın zayifliklarini doğru yolda kullanmak için hizmetime verilmeye hazır olan her şeyin tek bir amacı var. Amaç zahiren benim. Fakat olay her zaman görünmeyen kısımda işlemeye devam eder.
ve böylece ben dediğin şeyin önemi kalmaz.
Önemli olan ne kadar izzetli olduğun ve izzeti ne kadar alabildiğindir.
Kardeşlik olmadan bu olamaz.
Bu bir yol, alternatifi olmayan ve sadece hakikatin olduğu bir yol. yalnız kalabilirim, doğrularıma sadece takipçi ben olabilirim. bunun önemi yok.
Önemli olan, hakikatle ne kadar olduğum.
Göremeyen bir gözün işe yarabileceği tek şey, bir gün görebilmek için bakmaya devam etmesidir.
göremeyen gözlerimi kullanmaya devam etmemi sağlayan tek şey budur. eğer görebiliyorsam, o halde kapı hiç bir zaman tamamen kapanmaz.
ve böylece ben dediğin şeyin önemi kalmaz.
Önemli olan ne kadar izzetli olduğun ve izzeti ne kadar alabildiğindir.
Kardeşlik olmadan bu olamaz.
Bu bir yol, alternatifi olmayan ve sadece hakikatin olduğu bir yol. yalnız kalabilirim, doğrularıma sadece takipçi ben olabilirim. bunun önemi yok.
Önemli olan, hakikatle ne kadar olduğum.
Göremeyen bir gözün işe yarabileceği tek şey, bir gün görebilmek için bakmaya devam etmesidir.
göremeyen gözlerimi kullanmaya devam etmemi sağlayan tek şey budur. eğer görebiliyorsam, o halde kapı hiç bir zaman tamamen kapanmaz.
sevginin değeri, onu elde edip etmemenle ölçülmez.
eğer görebilirsen bu bir arayışın hikayesidir.
Leyla ile mecnun hikayesi budur.
Olay bu yüzden hiç bir zaman para, kadın olmadı.
rahmetin ve doğruluğun verilmesini engelleyen tek şeyin kendin olduğunu bilerek yaşarsın ve bu yok etmek isteyeceğin bir şey olamaz.
Bazı şeylere sahip olmamız ve korumamız gerekir.
Bunun dışında peşinden gidilecek ve aklından çıkmadığı için teşekkür edebileceğin tek olay hakikat namına ne varsa o'dur.
Bu asla depresyon, bunalım olmayacak. Toplumun tanımları bizi asla yansıtmaz ve onların gördükleri bizim yaşadıklarımızı da asla tamamen yansıtmaz.
Buna ihtiyacımız yok.
eğer görebilirsen bu bir arayışın hikayesidir.
Leyla ile mecnun hikayesi budur.
Olay bu yüzden hiç bir zaman para, kadın olmadı.
rahmetin ve doğruluğun verilmesini engelleyen tek şeyin kendin olduğunu bilerek yaşarsın ve bu yok etmek isteyeceğin bir şey olamaz.
Bazı şeylere sahip olmamız ve korumamız gerekir.
Bunun dışında peşinden gidilecek ve aklından çıkmadığı için teşekkür edebileceğin tek olay hakikat namına ne varsa o'dur.
Bu asla depresyon, bunalım olmayacak. Toplumun tanımları bizi asla yansıtmaz ve onların gördükleri bizim yaşadıklarımızı da asla tamamen yansıtmaz.
Buna ihtiyacımız yok.
Kendini rahatlatmak için girdiğin her yol acıyla biter.
acı çekeceğin ve buna değecek olan değerli bir şeyin peşinden gidemiyor olman sadece senin suçun.
Benim ustamdan öğrendiğim olaylar bunlar.
Bu yüzden derinlik, göreceli kavramdır.
Yüzmeyi bilirsen okyanusların önemi kalmaz.
bilmeyen biri için hep önemlidir zaten.
Sevgi önemlidir benim için. Engellerin olmadığı, gözün aydınlık olduğu yerdir. Ve sadece öbür tarafa ait değildir.
acı çekeceğin ve buna değecek olan değerli bir şeyin peşinden gidemiyor olman sadece senin suçun.
Benim ustamdan öğrendiğim olaylar bunlar.
Bu yüzden derinlik, göreceli kavramdır.
Yüzmeyi bilirsen okyanusların önemi kalmaz.
bilmeyen biri için hep önemlidir zaten.
Sevgi önemlidir benim için. Engellerin olmadığı, gözün aydınlık olduğu yerdir. Ve sadece öbür tarafa ait değildir.
Sen başlıktan elde ettiğin şeyler ile yetinmeye çalışırken bazıları bunların normal olduğunu bilip daha fazlasını istiyorken sonuç asla değişmez.
Bunu sizin için yazmıyorum, bu aralar kafam biraz buraya odaklı fakat bir alfanin yetenekleri ve becerileri ona hiç bir zaman olağanüstü gelmez.
Bu dışarıdan gelen yorumlardır.
Ve karşındaki adamın neler yapabileceğini sezdiysen, fark ettiysen bu o adamın özelinde normal olur.
Önemli olan da budur.
Bir başkasının övgüsü de öyledir, basit ve gereksiz.
Herkes üstüne düşeni yapar ve bunu bireysel olarak ne kadar yapabiliyorsa o kadar yapar. İşte bu temelidir.
Bu temel, rütbeleri olsun kardeşlik sırlarını, eğitiminin potansiyelini belirler.
Sen temel dediğin şeyi istediğini söyleyebilirsin, günlük hayatta sizi bundan uzak tutan şey dişiler, insan ilişkileri, bakış açınızın yine dışarıya göre değişmesi ve kendinizi alfa dediğimiz olayla ne kadar bütünleştirdiğinize yani doğruyu yaptığınızı düşündüğünüz her neyse, uyguladıkça bu bilinmezliği unutuyorsunuz. Bilinmezliğe ulaşabilmenin yolu, fedakarlıktır.
İşte o yüzden isterse her gördüğünüz dişi, en hızlı yollarsan zengin olmak, lüks arabalar veya kaliteli evler ve mukemmel bir network asla aradığımız şeyi bize vermez. Bunları fark eden bir fakir, zenginden daha zengindir.
Bu fakir babuş zengin olduğunda ise, diğer akilsiz ibneye göre daha farklı hayat yaşar.
Evet iyi bir eve, iyi bir kadına, sağlıklı ve güçlü bir ekonomiyi isteriz ama bu asla hakikatin yerini tutmaz.
Tekrara düştüm gibi üç beş gündür ama öyle değil kankalar.
Bunu sizin için yazmıyorum, bu aralar kafam biraz buraya odaklı fakat bir alfanin yetenekleri ve becerileri ona hiç bir zaman olağanüstü gelmez.
Bu dışarıdan gelen yorumlardır.
Ve karşındaki adamın neler yapabileceğini sezdiysen, fark ettiysen bu o adamın özelinde normal olur.
Önemli olan da budur.
Bir başkasının övgüsü de öyledir, basit ve gereksiz.
Herkes üstüne düşeni yapar ve bunu bireysel olarak ne kadar yapabiliyorsa o kadar yapar. İşte bu temelidir.
Bu temel, rütbeleri olsun kardeşlik sırlarını, eğitiminin potansiyelini belirler.
Sen temel dediğin şeyi istediğini söyleyebilirsin, günlük hayatta sizi bundan uzak tutan şey dişiler, insan ilişkileri, bakış açınızın yine dışarıya göre değişmesi ve kendinizi alfa dediğimiz olayla ne kadar bütünleştirdiğinize yani doğruyu yaptığınızı düşündüğünüz her neyse, uyguladıkça bu bilinmezliği unutuyorsunuz. Bilinmezliğe ulaşabilmenin yolu, fedakarlıktır.
İşte o yüzden isterse her gördüğünüz dişi, en hızlı yollarsan zengin olmak, lüks arabalar veya kaliteli evler ve mukemmel bir network asla aradığımız şeyi bize vermez. Bunları fark eden bir fakir, zenginden daha zengindir.
Bu fakir babuş zengin olduğunda ise, diğer akilsiz ibneye göre daha farklı hayat yaşar.
Evet iyi bir eve, iyi bir kadına, sağlıklı ve güçlü bir ekonomiyi isteriz ama bu asla hakikatin yerini tutmaz.
Tekrara düştüm gibi üç beş gündür ama öyle değil kankalar.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?