İnsan ilişkileri, ruhsal büyümenin aynasıdır.
bir ilişki, sadece sözlerle kurulmaz.
hal eğitimi, dili başkadır.
tasvir edebilmek biriyle oturup konuşmadan da yapılabilir. fakat gerçekliği asla bırakmamak şartıyla.
soru cevap 2
Eğer bir yaşam, söz hakikatle temas etmiyorsa hiç bir önemi yoktur.
hakikatle temas yaşamın kendisi olmadıktan sonra eksik olan hiç bir zaman dolmaz. Ve oyalanma kaçınılmaz olur.
hakikatle temas yaşamın kendisi olmadıktan sonra eksik olan hiç bir zaman dolmaz. Ve oyalanma kaçınılmaz olur.
muhtemelen Altın dişilere baktığınızda, sizi çok sakinleştirecek -sınırlı veya agresif olmamanıza rağmen- ve huzuru bir insanın bakışında bulacaksınız.
bunu neden sadece Altın dişi de bulacaksınız konusu ise diğerlerinin size bunu veremeyecek olmasıdır.
Sen Altın dişinden bunu almazsın, o verir.
Diğerleri de senin alman için seni manipüle eder.
Birinin varlığı yeterken, diğerinin olmayan varlığına inanmak zorundasındır. Bilenler için yani.
Aslında dişiler sadece manipüle eden kısım değil, sana kendi hakkında istediği ihtimalleri seçmek zorunda bırakmasının en büyük nedeni özünden kopup bir dişiye mesafeli, gerçekçi ve Altın dişinin nasil olabileceği konusunda gerçek olan yorumlara sadakatle bağlı kalınamıyor oluşu.
hatta muhtemelen iş ve gereklilik dışında bir erkekle düzenli olarak sohbet ettiğini düşünmüyorum.
Yani ben bile bundan rahatsız oluyorken, bir altın dişinin olmaması imkansız. Gerçi ben kimim? Kendi yorumunu ve başlığın öğrettiği şeye yardır kanka sen. Ben bunları alıyorum başlıktan. Şu filmlerde ki arkadaş canlısı Altın dişiler gerçeklik sahibi olmadıkları için, karşısında ki erkeğin niyetini arkadaşça yorumlayıp sonra çocuk açılınca olgun karşılıyor ya o sahneler vardır illa. Cırt babuş onlar.
Sen bile bir dişinin niyetini sezebiliyorken Altın dişinin anasını sikmesi lazım. Kötü niyet demiyorum, gerçekçi bir şekilde karşısında ki erkeğin niyetini okuması diyorum. Ha konuşanlar vardır belki o kısmı çözeriz beraber inşallah.
Mesela ne tarz bir konuşma? Ne sıklıkta ve ne için?
Sorun olmayacak konuşmaları yapar.
Ve bu tercihler onu asil, soylu yapıyor.
Kuranda bahsedilen huzur ve sakinlik bulacağınız eşler dediği kısım muhtemelen bu ama bu her eşin öyle olmayacağını bildiğimiz için nadir bir kısma hitap ediyor bence. herkesin de Altın dişiyi ve alfayı fark edememesi ama bazılarının his edebiliyor oluşu anlayış ve algılayış ile alakali.
bunu neden sadece Altın dişi de bulacaksınız konusu ise diğerlerinin size bunu veremeyecek olmasıdır.
Sen Altın dişinden bunu almazsın, o verir.
Diğerleri de senin alman için seni manipüle eder.
Birinin varlığı yeterken, diğerinin olmayan varlığına inanmak zorundasındır. Bilenler için yani.
Aslında dişiler sadece manipüle eden kısım değil, sana kendi hakkında istediği ihtimalleri seçmek zorunda bırakmasının en büyük nedeni özünden kopup bir dişiye mesafeli, gerçekçi ve Altın dişinin nasil olabileceği konusunda gerçek olan yorumlara sadakatle bağlı kalınamıyor oluşu.
hatta muhtemelen iş ve gereklilik dışında bir erkekle düzenli olarak sohbet ettiğini düşünmüyorum.
Yani ben bile bundan rahatsız oluyorken, bir altın dişinin olmaması imkansız. Gerçi ben kimim? Kendi yorumunu ve başlığın öğrettiği şeye yardır kanka sen. Ben bunları alıyorum başlıktan. Şu filmlerde ki arkadaş canlısı Altın dişiler gerçeklik sahibi olmadıkları için, karşısında ki erkeğin niyetini arkadaşça yorumlayıp sonra çocuk açılınca olgun karşılıyor ya o sahneler vardır illa. Cırt babuş onlar.
Sen bile bir dişinin niyetini sezebiliyorken Altın dişinin anasını sikmesi lazım. Kötü niyet demiyorum, gerçekçi bir şekilde karşısında ki erkeğin niyetini okuması diyorum. Ha konuşanlar vardır belki o kısmı çözeriz beraber inşallah.
Mesela ne tarz bir konuşma? Ne sıklıkta ve ne için?
Sorun olmayacak konuşmaları yapar.
Ve bu tercihler onu asil, soylu yapıyor.
Kuranda bahsedilen huzur ve sakinlik bulacağınız eşler dediği kısım muhtemelen bu ama bu her eşin öyle olmayacağını bildiğimiz için nadir bir kısma hitap ediyor bence. herkesin de Altın dişiyi ve alfayı fark edememesi ama bazılarının his edebiliyor oluşu anlayış ve algılayış ile alakali.
Bir altın dişinin ciddiyet ve mesafesi başka bir erkeğin yüreğini hoplatırken senin için basit ve normaldir.
Bir alfanın da eğlencesinin, normal konuşmaları hatta duruşu bile bazılarına yetiyorken diğerlerinin burnu kalkık, kendini beğenmiş, egolu, umursamaz dediği kısımda kalmasından dolayıdır. Zaten oraya kadar düşmese, bunların normal olduğunu bilip böyle saçma tespitler yapmamış olacak.
yol kirliyse, yolun sahibinin temiz bir şeye ulaşmasını bekleyemezsin. Gösterdiğinde ise, anlayamaz.
Bu son cümle, hepimizi kapsıyor.
Bir alfanın da eğlencesinin, normal konuşmaları hatta duruşu bile bazılarına yetiyorken diğerlerinin burnu kalkık, kendini beğenmiş, egolu, umursamaz dediği kısımda kalmasından dolayıdır. Zaten oraya kadar düşmese, bunların normal olduğunu bilip böyle saçma tespitler yapmamış olacak.
yol kirliyse, yolun sahibinin temiz bir şeye ulaşmasını bekleyemezsin. Gösterdiğinde ise, anlayamaz.
Bu son cümle, hepimizi kapsıyor.
Bir alfa anlaşılmaz değildir. Alfanın genelde muhatap olduğun kişiler tarafından anlaşılmayacak kadar ileri olmasıdır.
Başkasının veya kendi yolunda açamadığın şeyleri o yollarda giden insanlarla karşılaştığında ancak kendi yolun kadar yolcu zan edersin.
Fakat kardeşlikte öyle bir durum yok.
Başkasının veya kendi yolunda açamadığın şeyleri o yollarda giden insanlarla karşılaştığında ancak kendi yolun kadar yolcu zan edersin.
Fakat kardeşlikte öyle bir durum yok.
Çünkü kardeşlik de zan ve sanrılar bulunmaz.
inatçı olmak ile doğrunun peşinden gitmek ince olay.
dikkat etmek lazım.
dikkat etmek lazım.
Havf ve reca, içinde zaman zaman bulunduğum bir durum. Bu bize ne kadar uygun ve hakikatten geliyor tam emin değilim. Ümit kısmı okey ama çekince kısmı ne kadar doğru olduğunu bizden ne alıp götürüyor onunla anlamak gerek.
muhtemelen doğru, ama dini olarak benden zeki olupta atılanların izlediği yolları merak ediyorum.
Nasil benden zeki olup, kendilerini rahatlatıyorlar anlamıyorum. kendilerini rahatlatmaları bile problemken, böyle bir yoldan atılmak onlara daha çok tehlikeyi göstermesi gerekirken hemde.
saçmalık. zeki olman, daha iyi kararlar vermende yardımcı olur fakat zeki olman surekli doğru kararlar verecegin anlamına gelmez.
Bu yüzden mesele doğruyu yapabilmek ve kardeşlik bir iyiliğin ve sabitlenmiş olarak hayatına karşılık olarak girmesi gereken tek yerdir.
Altın dişi de öyle. Sen kendini korursun, en doğru yollardan bu korumayı yaptıkça doğru açığa çıkmak için hayatına zamanla, olaylarla işler ve sonunda sen hedeflerinin kendisi haline gelirsin.
Bir altın dişi için, alfa erkeği olurken bir yol için yolcu olursun ve diğer yolcuları da bizzat görmeye başlarsın. Belki arkadan belki yan yana ama durum budur.
Aslında korumak değil, uygun olana devam etmek.
Epiktetos, hacıtyler özgürlüğün tanımını da sınırları bilip, insanın en son gücünün ne olduğunu, zayıflıklarını fark edip, tanrının iradesinin ne kadar sonsuz, güçlü, merhametli olduğuna dair kabulünden sonra özgürlük gelir gibi bir şey diyordu.
Özgürlüğüne engel olan şeyler bir yerden sonra kıskançlık, nefret, kıyaslama, özgüven, ego, dişiler olmaz. Çünkü bunlar her bir insanın en normal haliyle aşmış olması yada bu kadar düşmemiş ve böylece aşacak diye beklemediğimiz durumlar olmalı.
Bunun disinda geriye kalan şey akıldır.
Aklın sorgulama, cevap bulma, değerlendirme sürecine etki edecek bir olay var ve bu olayın sebebi baska olmalı. Betalık da olabilir, fakat bundan daha net bir şey gerekiyor. çünkü sen doğruyu ve yanlışı ne kadar görürsen, betalık ve alfalık kavramı da ona göre değişir.
İçimizde bir şekilde açığa çıkmayı bekleyen cevapların olması, tek sorunun bizde olduğunu gösteriyorken havf ve reca kaçınılmazdır.
Bunun seviyesi, temeli, neden kaynaklandığı ne kadar iyi olursa oldugun konumda bir o kadar ileriye pozitif dönük olur.
Kardeşlik asla sert olmadı, her zaman en güvenilir ve samimiyetine emin olacağımız ve kendini hakikat adına adayanların yeri olduğu için öyle gözüküyor bazılarına.
çünkü anlamayanlara, anlayan ve yaşayan insanların hali her zaman abartılı gelmiştir.
özellikle hakikatin suistimali olmayacak bir durumken.
Bu yüzden fikirlerini ve bakış açını kardeşlikten çıkardığın fikirlere göre devam ettir.
Neyse tavsiye degil, ben böyle anlatıyorum ve senin seçimlerin beni ilgilendirmez kanka.
Sadece merak edip bilmek isterim paylaşırsan, ne olur ne olmaz işte hayırlısı
muhtemelen doğru, ama dini olarak benden zeki olupta atılanların izlediği yolları merak ediyorum.
Nasil benden zeki olup, kendilerini rahatlatıyorlar anlamıyorum. kendilerini rahatlatmaları bile problemken, böyle bir yoldan atılmak onlara daha çok tehlikeyi göstermesi gerekirken hemde.
saçmalık. zeki olman, daha iyi kararlar vermende yardımcı olur fakat zeki olman surekli doğru kararlar verecegin anlamına gelmez.
Bu yüzden mesele doğruyu yapabilmek ve kardeşlik bir iyiliğin ve sabitlenmiş olarak hayatına karşılık olarak girmesi gereken tek yerdir.
Altın dişi de öyle. Sen kendini korursun, en doğru yollardan bu korumayı yaptıkça doğru açığa çıkmak için hayatına zamanla, olaylarla işler ve sonunda sen hedeflerinin kendisi haline gelirsin.
Bir altın dişi için, alfa erkeği olurken bir yol için yolcu olursun ve diğer yolcuları da bizzat görmeye başlarsın. Belki arkadan belki yan yana ama durum budur.
Aslında korumak değil, uygun olana devam etmek.
Epiktetos, hacıtyler özgürlüğün tanımını da sınırları bilip, insanın en son gücünün ne olduğunu, zayıflıklarını fark edip, tanrının iradesinin ne kadar sonsuz, güçlü, merhametli olduğuna dair kabulünden sonra özgürlük gelir gibi bir şey diyordu.
Özgürlüğüne engel olan şeyler bir yerden sonra kıskançlık, nefret, kıyaslama, özgüven, ego, dişiler olmaz. Çünkü bunlar her bir insanın en normal haliyle aşmış olması yada bu kadar düşmemiş ve böylece aşacak diye beklemediğimiz durumlar olmalı.
Bunun disinda geriye kalan şey akıldır.
Aklın sorgulama, cevap bulma, değerlendirme sürecine etki edecek bir olay var ve bu olayın sebebi baska olmalı. Betalık da olabilir, fakat bundan daha net bir şey gerekiyor. çünkü sen doğruyu ve yanlışı ne kadar görürsen, betalık ve alfalık kavramı da ona göre değişir.
İçimizde bir şekilde açığa çıkmayı bekleyen cevapların olması, tek sorunun bizde olduğunu gösteriyorken havf ve reca kaçınılmazdır.
Bunun seviyesi, temeli, neden kaynaklandığı ne kadar iyi olursa oldugun konumda bir o kadar ileriye pozitif dönük olur.
Kardeşlik asla sert olmadı, her zaman en güvenilir ve samimiyetine emin olacağımız ve kendini hakikat adına adayanların yeri olduğu için öyle gözüküyor bazılarına.
çünkü anlamayanlara, anlayan ve yaşayan insanların hali her zaman abartılı gelmiştir.
özellikle hakikatin suistimali olmayacak bir durumken.
Bu yüzden fikirlerini ve bakış açını kardeşlikten çıkardığın fikirlere göre devam ettir.
Neyse tavsiye degil, ben böyle anlatıyorum ve senin seçimlerin beni ilgilendirmez kanka.
Sadece merak edip bilmek isterim paylaşırsan, ne olur ne olmaz işte hayırlısı
Bir şeyin affedici, merhametli olması ona her ihtiyacınız olduğunda sığınabileceğiniz anlamına gelmez.
Ayrıca bilirseniz surekli bir ihtiyaç halindesiniz ama bunu fark etmek için bazı tetikeyicilerin işlemesi gerek.
Halbuki bu tetikleyici ve sana ihtiyac sahibi, aciz olduğunu hatırlatmak için olayların olmasına gerek yok.
Olayın kendisi, senin varlığın ve gücün buna yeter.
Kısaca, bu kapı her pislik sonrasında ulaşabileceğin bir yer değil. muhtemelen insanın bunu kabul edip, o kapısızlığın acısını çekmek zorunda.
kapının önünde olsan bu kadar pislik yapmazdın herhalde aq. Neyse artik pislik yaptığımız şey.
doğru yönlerinin, doğru bildiğimiz inşa edilmiş yollardan bu kapıyı gördüğün zaman bu surekli orada kalacağın anlamına da gelmiyor bu yüzden.
Bundan dolayı, yönelim kapının ardına değil, kapının sahibine olur.
Pek cok kişi verilecek ödüllerden ziyade allahın kendisinin varlığından, sevgisinden, ilminden kendisine yönelmiştir ki bu iç arayışın, bulduktan sonra devam etmeyi getiren, insanı özüne götürmek için ilerleten ve bir uzvu gibi hayatının en kullanışlı, faydalı, can alıcı kısmı yapan durum budur.
O yüzden başlık çırakları zamanında "hakikat uğruna deneme şansımdan bile değerli olamaz bir am, para, ün" demiştir.
Ayrıca bilirseniz surekli bir ihtiyaç halindesiniz ama bunu fark etmek için bazı tetikeyicilerin işlemesi gerek.
Halbuki bu tetikleyici ve sana ihtiyac sahibi, aciz olduğunu hatırlatmak için olayların olmasına gerek yok.
Olayın kendisi, senin varlığın ve gücün buna yeter.
Kısaca, bu kapı her pislik sonrasında ulaşabileceğin bir yer değil. muhtemelen insanın bunu kabul edip, o kapısızlığın acısını çekmek zorunda.
kapının önünde olsan bu kadar pislik yapmazdın herhalde aq. Neyse artik pislik yaptığımız şey.
doğru yönlerinin, doğru bildiğimiz inşa edilmiş yollardan bu kapıyı gördüğün zaman bu surekli orada kalacağın anlamına da gelmiyor bu yüzden.
Bundan dolayı, yönelim kapının ardına değil, kapının sahibine olur.
Pek cok kişi verilecek ödüllerden ziyade allahın kendisinin varlığından, sevgisinden, ilminden kendisine yönelmiştir ki bu iç arayışın, bulduktan sonra devam etmeyi getiren, insanı özüne götürmek için ilerleten ve bir uzvu gibi hayatının en kullanışlı, faydalı, can alıcı kısmı yapan durum budur.
O yüzden başlık çırakları zamanında "hakikat uğruna deneme şansımdan bile değerli olamaz bir am, para, ün" demiştir.
Her problemin çözümü içerdedir. Bu yüzden asla dışarıdan bir yönlendirmeye ihtiyacin yok.
Eğer cidden göremiyorsan, keyfi olarak birileri sana anlatır. Çünkü mesele senin ciddi olarak göremeyişinin yanında, daha ciddi görebileceğin durumu kaçırdığın içindir. İşte sorumluluk böylece ortaya çıkar.
Eğer cidden göremiyorsan, keyfi olarak birileri sana anlatır. Çünkü mesele senin ciddi olarak göremeyişinin yanında, daha ciddi görebileceğin durumu kaçırdığın içindir. İşte sorumluluk böylece ortaya çıkar.
Ciddi ciddiyetsiz önemli değil. Önemli olan gördüğün şeyin ne kadar doğru olduğu, ne kadar görürsen zaten ne kadar önemli olduğunu anlaman ve önem vermen kendi kendine yerini bulur.
Bu ipi kaçıranlar ya çok ciddi alıyor, yada önemsiz görüyor. demek ki çok ciddi alıp insanlara gereksiz çıkışlar, tepkiler, tavırlar ve beklentiler böylece anlamamış bir zihinden geliyor.
Anlamıyor ama olayın önemli olduğunu biliyor.
Dikkat etmek lazım.
Sanırım yakında biri buraya yazacak ve bunu en son his ettiğimde öylede olmuştu.
O histen daha çok bir görüntüydü zaten.
Enerji önemli babuş, zihin hizmet eder ona eminim.
Bu ipi kaçıranlar ya çok ciddi alıyor, yada önemsiz görüyor. demek ki çok ciddi alıp insanlara gereksiz çıkışlar, tepkiler, tavırlar ve beklentiler böylece anlamamış bir zihinden geliyor.
Anlamıyor ama olayın önemli olduğunu biliyor.
Dikkat etmek lazım.
Sanırım yakında biri buraya yazacak ve bunu en son his ettiğimde öylede olmuştu.
O histen daha çok bir görüntüydü zaten.
Enerji önemli babuş, zihin hizmet eder ona eminim.
Eğer biliyorsan, fasıklık ve kafirliğin hatta münafıklığın tanımları sen geliştikçe genişler.
olduğun yerden bunları yok etmeye başlarsın ve bir sonra ki adımın daha sağlam, daha güvenli yöne olur.
Bu üç grup zaten yaptığı pisliği ya iyi bilenler, ya göremeyecek kadar kör olanlar ve bunlara ek olarak iyi yaptığını zan edenlerden oluşur.
zaten iyi olduğunu düşünen grup ile kör olanlar aynıdır.
önemli olan sağlam olmak, sağlam olduğunda kardeşlerin seni tamamlamak için bulurlar.
ve senin bir yere kadar ilerlediğin noktada yardımcı olurlar. yine sen yürürsün ama bu sefer tek fark yanında yoldaşların, kardeşlerin vardır.
Yürürken ileride olanlardan doğruyu almak daha güzel işler.
Hacıtyler bununla alakalı tcma'ydan öğrendim bu analizi, anlama ve tespit etme kısmını demişti sanirim. Bir videoyla mı ne alakalıydı, hatırlarsınız.
olduğun yerden bunları yok etmeye başlarsın ve bir sonra ki adımın daha sağlam, daha güvenli yöne olur.
Bu üç grup zaten yaptığı pisliği ya iyi bilenler, ya göremeyecek kadar kör olanlar ve bunlara ek olarak iyi yaptığını zan edenlerden oluşur.
zaten iyi olduğunu düşünen grup ile kör olanlar aynıdır.
önemli olan sağlam olmak, sağlam olduğunda kardeşlerin seni tamamlamak için bulurlar.
ve senin bir yere kadar ilerlediğin noktada yardımcı olurlar. yine sen yürürsün ama bu sefer tek fark yanında yoldaşların, kardeşlerin vardır.
Yürürken ileride olanlardan doğruyu almak daha güzel işler.
Hacıtyler bununla alakalı tcma'ydan öğrendim bu analizi, anlama ve tespit etme kısmını demişti sanirim. Bir videoyla mı ne alakalıydı, hatırlarsınız.
bu üç gruptan çıkmanın tek yolu, kendini bir yere koymaya çalışmaktansa sonucu kabul etmektir.
önce hiçliğe karışırsın, özgürlük gelir ve sonra olman gereken yere girersin.
hiçlik ise, zaten bir hiç olduğun ile alakalı.
bunu anladıktan sonra tüm her şeyin, oradan kurtulmak ile mücadele etmekle geçer.
Yada öyle zan edersin ve hiç bir zaman gerçeğin ve özgürlüğün ne olduğunu anlamadan ölürsün.
önce hiçliğe karışırsın, özgürlük gelir ve sonra olman gereken yere girersin.
hiçlik ise, zaten bir hiç olduğun ile alakalı.
bunu anladıktan sonra tüm her şeyin, oradan kurtulmak ile mücadele etmekle geçer.
Yada öyle zan edersin ve hiç bir zaman gerçeğin ve özgürlüğün ne olduğunu anlamadan ölürsün.
özgür olup olmamayı siktir et, hiçlik veya varlık önemli değil. senin neye göre hayat yaşadığın, harekete geçtiğin kısaca insanın özü dediğimiz olaya ne yaptığın önemli ve diğerlerinin hatta senin bile özgür olup olmadığını düşünmen önemli değildir.
Zaten engeller kalmadığında bunu anlarsın.
Alfa olup olmadığında önemli değil.
Sen zaten olduktan sonra ilgilendiğin dişiye analiz yapmana bile gerek kalmayacak şekilde yönlenirsin muhtemelen. Bu senin karşılaştığın, konuşmak istediğin dişilerde ki Altın dişi oranını arttırdığı anlamına gelir hayatın. böyle bir arttırma olmak zorunda da değil, kardeşlik bizim bilemiyeceklerimizi muhakkak tamamlar.
Bu tamamlayış anlatma ile olmayabilir. Hiç bir şey mutlak doğru değil ve her şey vazgeçilebilirdir.
Peki biz bu noktada neleri keşfedeceğiz önemli olan budur. Sen üstüne düşeni yaparsın, her şey olması gerektiği gibi sonuçlanır. Gerekenleri de sen belirlemezsin. Okuduğun, yaşadıklarını birbiriyle hatta başlıkla bağlamak, bütün hale getirmek senin elinde olan bir şey. Bütünlük yoksa, bağlantılarda olmaz.
Bağlantıların yoksa bütünlük de hiç olmaz zaten.
Bence olaylar böyle bakalim.
Zaten engeller kalmadığında bunu anlarsın.
Alfa olup olmadığında önemli değil.
Sen zaten olduktan sonra ilgilendiğin dişiye analiz yapmana bile gerek kalmayacak şekilde yönlenirsin muhtemelen. Bu senin karşılaştığın, konuşmak istediğin dişilerde ki Altın dişi oranını arttırdığı anlamına gelir hayatın. böyle bir arttırma olmak zorunda da değil, kardeşlik bizim bilemiyeceklerimizi muhakkak tamamlar.
Bu tamamlayış anlatma ile olmayabilir. Hiç bir şey mutlak doğru değil ve her şey vazgeçilebilirdir.
Peki biz bu noktada neleri keşfedeceğiz önemli olan budur. Sen üstüne düşeni yaparsın, her şey olması gerektiği gibi sonuçlanır. Gerekenleri de sen belirlemezsin. Okuduğun, yaşadıklarını birbiriyle hatta başlıkla bağlamak, bütün hale getirmek senin elinde olan bir şey. Bütünlük yoksa, bağlantılarda olmaz.
Bağlantıların yoksa bütünlük de hiç olmaz zaten.
Bence olaylar böyle bakalim.
Bağlantıları birleştiren ve bütünlüğü doğru elde edenlerden yardım istiyor olabilirsin ama bağlantılar, bütünlüğü sağlamak asla sözlerle ifade edilmeyecek kadar içerde döner.
Bu yüzden anlatımlarda bir yere kadar işliyor.
Yoksa usta niye her okuyanı alfa yapamadı öyle söylemesine rağmen? Niye herkes dişi uzmanı olmadı?
Hayat böyle işlemiyor.
Ama elbette anlatımlar bize katkı sağlar.
bunun içinde sen değişirsen zaten ikinci bir şansa gerek yoktur demiştir.
Bu yüzden anlatımlarda bir yere kadar işliyor.
Yoksa usta niye her okuyanı alfa yapamadı öyle söylemesine rağmen? Niye herkes dişi uzmanı olmadı?
Hayat böyle işlemiyor.
Ama elbette anlatımlar bize katkı sağlar.
bunun içinde sen değişirsen zaten ikinci bir şansa gerek yoktur demiştir.
Doğruyu yazdığın sürece hiç bir referans düşmene gerek yok. Referans, doğrunun kendisidir.
referanslar ancak doğru yoldan gidenleri işaret etmek için verilir. ispatlamak için değil.
Kendini göstermeyi bıraktığında, konuşmalar sadece hakikat üzerine olur.
Gerisi keyif
Gerisi keyif
Ayrıntılar işlenebilir, örümcek olmamak şartıyla.
bir örümcek ile kartalı ayıran şey, birinin özgür olmasıdır.
ağına takılandan nasiplenen ile istediği şeyin peşinden gidip alan aynı olamaz.
bir örümcek ile kartalı ayıran şey, birinin özgür olmasıdır.
ağına takılandan nasiplenen ile istediği şeyin peşinden gidip alan aynı olamaz.
zihin tüm bilgileri toplar. özgürlük ise bunlardan hangisini alacağın ile alakalıdır.
bir konuyu anlatabilirsin, ama asla oradan bakamazsın.
Tüm görüşleri kullanabilirsin, fakat asla orada duramazsın. Bir alfa böyle yapar çünkü.
illa ki kaldığı yerlerde olur, esaslar böyledir.
bir konuyu anlatabilirsin, ama asla oradan bakamazsın.
Tüm görüşleri kullanabilirsin, fakat asla orada duramazsın. Bir alfa böyle yapar çünkü.
illa ki kaldığı yerlerde olur, esaslar böyledir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?