hatta discord yapalım direkt. fakat discord'u ne amaçla kullanacağız bu biraz önemli işte.
okudum şimdi. evet aynen. ben diyorum ki ki aylar önce de buraya bu amaçla bir yatırım yapıldı "birilerini katalım şu başlığa, okusunlar. yayalım" sen ilk başta teklif yapmıştın senin fikirlerin neler dostum?
olur. fakat iki kişiyiz şuan. bir hedef koymak gerekiyor ilk etapta bence.
discord bence daha bir iyi. hazır zaten pc'de. Tcma seni arıyoruz diye grup ismi koyarız daha bi iyi olur.
discord bence daha bir iyi. hazır zaten pc'de. Tcma seni arıyoruz diye grup ismi koyarız daha bi iyi olur.
evet beyler. burası madem canlanmalı davetiye falan atalım mı evlere? biraz sert oldu ya sanki. ama öyle.
eskiler için yazdım kancığa bir kaç güne net belli olur herhalde. Bir kaç gün sonrası adına burayı söyleyeceğim. burada bir araya gelip, evet beyler ne yapabiliriz diye konuşuruz diye düşünüyorum ama sen ne düşünüyorsun? Yada düşünüyorsunuz?
Yazdığım yazı, beraber ne yapabileceğimiz hakkımda falan yani.
Yazdığım yazı, beraber ne yapabileceğimiz hakkımda falan yani.
olabilir. Ya aslında iyi bir adım bu, tebrik ederim niyetin için. Hani olay şuna benzedi o yüzden fikirlerin neler demek de istemiyorum: biz kızı istiyoruz, niyetimiz belli cevap nedir diye. Ben okeyim.
Ama Bir şey sormak istiyorum. Canlandırmaktan kastın yeni birileriyle mi eğer böyleyse odak noktası bizzat ilk etapta bu kısım olmalı bence, diğer türlü bilgi aktarımı ile canlandırmak kalıyor.
Ki bilgi aktarımı oluyor diye kaç kişi aktif olur bilmiyorum.
Ama Bir şey sormak istiyorum. Canlandırmaktan kastın yeni birileriyle mi eğer böyleyse odak noktası bizzat ilk etapta bu kısım olmalı bence, diğer türlü bilgi aktarımı ile canlandırmak kalıyor.
Ki bilgi aktarımı oluyor diye kaç kişi aktif olur bilmiyorum.
hell peakhell peak#934 · 13.05.2023 23:31
benim klişelerim senin ıkıntılarından katlarca kez daha kalitelidir.
"yazarken bir düşün;ya bu adam bahsettiği klişeleri hissederek yazıyorsa? ve ben götün tekiysem" diye...
cidden güldüm buna,tekrardan teşekkürler."
ya bugün bir sahneye denk geldim. memati diyor ki "şüpheyle sadakat bir arada durmaz, şüphen varsa....." diye.
katılmıyorum buna ben. yani birilerini eleştirmek, kötü ihtimallerin gerçekleşebileceğini de hesaba katmak güven duymamak falan değil. birini eleştirmek içinde şüphe etmen gerekebilir zaten.
kelime anlamı olarak şüphe, belirsizlik, kuşku duymak falan. arapça bir kelimedir.
kuşku ise eski türkçe de kuruntu, tedirginlik falan demek.
kuruntu ise de akılda kurmak falan. yani ihtimalleri hesaplamak.
bakın biriyle tek bir bağınız var. kan bağı da değil bu. ki günümüzde kan bağı olan insanların
birbirlerinin arkasından, önünden neler yediğini de anlatmaya gerek yok.
neyse bu bağ neticesinde bir aradasınız ve bir işe kalkışacaksınız ama işin öncesinde sohbet, planlar falan var
kimse birbirini tanımıyor. sadece "bağ" yüzünden bir arada olduğunuz için önemsememeye çalışıyorsunuz ve güvenmeye de eğilimlisiniz. biri de çıkıp iğneleyici cümleler kuruyor sohbet aralarında.
anlam vermeye çalışıyorsun ve diyorsun ki "ya bildiği vardır. boşuna yapacak değil. betaları tahrik eder iyi olur".
sonra bu iğneleyici laflar, artık kişinin "ben bunu bu yüzden yaptım" demesini kabul etmeyip, bundan yaptın diyecek kadar ilerliyor. e sende diyorsun ki "ya tamam böyle diyor ama biliyor canım benim ne demek istediğimi, bana gelip de yanlış anlamanın ürünü olarak konuşacak değil dikkat eder" falan ama yani böyle olmadığını daha da görüyorsun.
yani bizzat soruyorsun misalen, cevap geliyor: "kimsenin lider rolü oynamasına izin vermem" eyvallah aynen ama ben ondan sormadım ki diyorsun.
sonra ki mesaj da ise tam tersi ifadeler belirten cümleler kurulmuş.
e burada demek ki bir zorlaştırma var. e buna da eyvallah diyorsun iyi olur zorlar falan.
ama sen bunu böyle yaptıkça, karşıdan aldığın geri dönüş ise daha da şiddetleniyor.
tamam şimdi birileri yalan söyleyebilir "ben şundan yaptım" demekle bizzat şahidiz yani öğretiden. ama öyle bir şey de yok kısmen.
ya abi ne gerek var şimdi bunlara? sana anlattım bak ne olduğunu demek zorunda falan kalıyorsun.
tabii inanmıyor adam ve ilk olayda "ya sen betasın, bu sitedekiler beta hepinize bilmem ne yapayım".
e ne oldu ya şimdi birden?
sen çıkıp bu arkadaşın sinsilik yapabileceği ihtimalini kafanda kurdun adamda bunu nasıl kurarsın diye sana saydırdı.
sen halen daha anlatımında istikrar sağlarken karşı taraf çoktan baltayı sallamaya başlamış falan.
ya bu arkadaş hell oluyor işte.
gerisi de önemli değil zaten.
bak mesajlar silindi neden? e abi çünkü kendisi de biliyor saçmaladığını falan.
son attığı mesaja bakar mısın. ne yani his ettiğin için göt falan mı olacağım ben?
kimler neler yaparken neler his ediyor. o zaman diğerleri göt oldu, ve doğru sayıldı öyle mi?
şimdi ben bugün geçmişi falan hatırladım.
bunu çok sık yapmam diye bir site vardı, kai falan açmıştı. bir arkadaş geldi oraya yardırıyor.
üslup tamamen duygusal harekete geçiriciliklerle dolu falan.
arada ben my7 gibi yazarım ya falan diyor bende yürü koçum ne güzel kafana göre diyorum.
bam! bir yerde adam diğerlerinin geçmişte ki olaylarını açmaya başladı.
alive diyor ki sen zaten şöyleydin böyleydin ben sizi izledim gördüm.
neyse sonra bu arkadaş yanlış ilerlediğini anlayınca gitti ortamdan falan bende bunları düşününce şunu dedim:
"oğlum bu hell. fark yok arada. aynı yani her şey. amaç aynı, film aynı. ne gerek var?" falan.
bak şimdi buldum bu arkadaşın hesabını inci de ki...
durdurulamazım falan yazmış. inglilizcesini işte. iyi yapmış durduramasın kimse zaten.
e ama bu tanıdık geldi bak bana şimdi.
madem yazdık, e şunu da yazayım:
"hell peak#932 · 13.05.2023 16:19
rahatlığımın sebebi ise başarmış olmam değil başaracak olmam.
kafama koyduğum hayalleri istisnasız gerçekleştireceğim.
ben unstoppable'ım.
ötesi yok..." ya ben bağlantıyı kurunca gözüme ilk çarpan şey şuan bu oldu.
ya bak tamam hesap açar gelirsin sorun yok. e ama sen aynı şeyi deneyip farklı sonuçlar bekliyorsun ve bu baya dalyaraklık oluyor. küfür etmiyorum genellikle ve komiklik diyecektim de "dalyaraklık" hem komikliği hemde olayın saçmalığına
daha iyi dikkat çektiğini fark ettim.
he bu yanlış olabilir de bende oturup ciddi ciddi birinin kim olduğuna dair bir şey yazacak değilim ya.
öyle esti kafama yazdım işte. belki sana göre çok daha farklı olaylar. kim bilebilir dimi.
"
bunu taaa o zaman yazmışım ama şimdi gördüm atayım da eleştiri fırsatı doğsun. ayrıca bunu okuyunca aklıma çok iyi rol yapan kişilere yaklaşım olarak "yok ya o kadar/öyle biri değildir herhalde ama temkinli olalım" tarzında yaklaşması geldi ilk cümlelerden falan.
benim klişelerim senin ıkıntılarından katlarca kez daha kalitelidir.
"yazarken bir düşün;ya bu adam bahsettiği klişeleri hissederek yazıyorsa? ve ben götün tekiysem" diye...
cidden güldüm buna,tekrardan teşekkürler."
ya bugün bir sahneye denk geldim. memati diyor ki "şüpheyle sadakat bir arada durmaz, şüphen varsa....." diye.
katılmıyorum buna ben. yani birilerini eleştirmek, kötü ihtimallerin gerçekleşebileceğini de hesaba katmak güven duymamak falan değil. birini eleştirmek içinde şüphe etmen gerekebilir zaten.
kelime anlamı olarak şüphe, belirsizlik, kuşku duymak falan. arapça bir kelimedir.
kuşku ise eski türkçe de kuruntu, tedirginlik falan demek.
kuruntu ise de akılda kurmak falan. yani ihtimalleri hesaplamak.
bakın biriyle tek bir bağınız var. kan bağı da değil bu. ki günümüzde kan bağı olan insanların
birbirlerinin arkasından, önünden neler yediğini de anlatmaya gerek yok.
neyse bu bağ neticesinde bir aradasınız ve bir işe kalkışacaksınız ama işin öncesinde sohbet, planlar falan var
kimse birbirini tanımıyor. sadece "bağ" yüzünden bir arada olduğunuz için önemsememeye çalışıyorsunuz ve güvenmeye de eğilimlisiniz. biri de çıkıp iğneleyici cümleler kuruyor sohbet aralarında.
anlam vermeye çalışıyorsun ve diyorsun ki "ya bildiği vardır. boşuna yapacak değil. betaları tahrik eder iyi olur".
sonra bu iğneleyici laflar, artık kişinin "ben bunu bu yüzden yaptım" demesini kabul etmeyip, bundan yaptın diyecek kadar ilerliyor. e sende diyorsun ki "ya tamam böyle diyor ama biliyor canım benim ne demek istediğimi, bana gelip de yanlış anlamanın ürünü olarak konuşacak değil dikkat eder" falan ama yani böyle olmadığını daha da görüyorsun.
yani bizzat soruyorsun misalen, cevap geliyor: "kimsenin lider rolü oynamasına izin vermem" eyvallah aynen ama ben ondan sormadım ki diyorsun.
sonra ki mesaj da ise tam tersi ifadeler belirten cümleler kurulmuş.
e burada demek ki bir zorlaştırma var. e buna da eyvallah diyorsun iyi olur zorlar falan.
ama sen bunu böyle yaptıkça, karşıdan aldığın geri dönüş ise daha da şiddetleniyor.
tamam şimdi birileri yalan söyleyebilir "ben şundan yaptım" demekle bizzat şahidiz yani öğretiden. ama öyle bir şey de yok kısmen.
ya abi ne gerek var şimdi bunlara? sana anlattım bak ne olduğunu demek zorunda falan kalıyorsun.
tabii inanmıyor adam ve ilk olayda "ya sen betasın, bu sitedekiler beta hepinize bilmem ne yapayım".
e ne oldu ya şimdi birden?
sen çıkıp bu arkadaşın sinsilik yapabileceği ihtimalini kafanda kurdun adamda bunu nasıl kurarsın diye sana saydırdı.
sen halen daha anlatımında istikrar sağlarken karşı taraf çoktan baltayı sallamaya başlamış falan.
ya bu arkadaş hell oluyor işte.
gerisi de önemli değil zaten.
bak mesajlar silindi neden? e abi çünkü kendisi de biliyor saçmaladığını falan.
son attığı mesaja bakar mısın. ne yani his ettiğin için göt falan mı olacağım ben?
kimler neler yaparken neler his ediyor. o zaman diğerleri göt oldu, ve doğru sayıldı öyle mi?
şimdi ben bugün geçmişi falan hatırladım.
bunu çok sık yapmam diye bir site vardı, kai falan açmıştı. bir arkadaş geldi oraya yardırıyor.
üslup tamamen duygusal harekete geçiriciliklerle dolu falan.
arada ben my7 gibi yazarım ya falan diyor bende yürü koçum ne güzel kafana göre diyorum.
bam! bir yerde adam diğerlerinin geçmişte ki olaylarını açmaya başladı.
alive diyor ki sen zaten şöyleydin böyleydin ben sizi izledim gördüm.
neyse sonra bu arkadaş yanlış ilerlediğini anlayınca gitti ortamdan falan bende bunları düşününce şunu dedim:
"oğlum bu hell. fark yok arada. aynı yani her şey. amaç aynı, film aynı. ne gerek var?" falan.
bak şimdi buldum bu arkadaşın hesabını inci de ki...
durdurulamazım falan yazmış. inglilizcesini işte. iyi yapmış durduramasın kimse zaten.
e ama bu tanıdık geldi bak bana şimdi.
madem yazdık, e şunu da yazayım:
"hell peak#932 · 13.05.2023 16:19
rahatlığımın sebebi ise başarmış olmam değil başaracak olmam.
kafama koyduğum hayalleri istisnasız gerçekleştireceğim.
ben unstoppable'ım.
ötesi yok..." ya ben bağlantıyı kurunca gözüme ilk çarpan şey şuan bu oldu.
ya bak tamam hesap açar gelirsin sorun yok. e ama sen aynı şeyi deneyip farklı sonuçlar bekliyorsun ve bu baya dalyaraklık oluyor. küfür etmiyorum genellikle ve komiklik diyecektim de "dalyaraklık" hem komikliği hemde olayın saçmalığına
daha iyi dikkat çektiğini fark ettim.
he bu yanlış olabilir de bende oturup ciddi ciddi birinin kim olduğuna dair bir şey yazacak değilim ya.
öyle esti kafama yazdım işte. belki sana göre çok daha farklı olaylar. kim bilebilir dimi.
"
bunu taaa o zaman yazmışım ama şimdi gördüm atayım da eleştiri fırsatı doğsun. ayrıca bunu okuyunca aklıma çok iyi rol yapan kişilere yaklaşım olarak "yok ya o kadar/öyle biri değildir herhalde ama temkinli olalım" tarzında yaklaşması geldi ilk cümlelerden falan.
hepsine cevap vermek istiyorum. fakat dikkatimi şurası çekti ve yorum yapmamın gerekli olduğunu fark ettim:
öncelikle insanlar birbirlerini anlayan insanlarla olmak ister biliyoruz. ve bu arayışa itiliyorsun seni anlamayan insanlar arasında bence. ya şuan milyonlarımız olsa eminim gece sonunda şuan ki arayışımı his edeceğim ve kardeşliği düşüneceğim. sonra düşünerek yattığımda beyin son yaptığım, düşündüğüm şeyi tekrar edecek sürekli ve bu beynime daha çok kazınacak "kardeşlik". dayatmalardan ne demek istedin emin değilim ama gün içinde dayatmalarla bende karşılaşıyorum. ve nefes alıp almadığını düşünmeyen, düşünse bile umursamayan biri gibi yaklaşıyorum karşılaştığım şeye.
kartal mısın, götüne iki tüy sokup kendini kartal zanneden biri misin ilgilenmiyorum.
hava durumu gibi. çok olumsuz şartlar oluşmadıysa, ki çok soğuk olan bir hava şartlarına gerekli giysiye sahipsem karşı çıkmayıp kabulleniyorum çünkü değiştiremiyeceğim bir şey. beni aşıyor.
çok sıcak olan bir günde dışarda çalışmak zorunda kaldığımda içimden "sıcağa bak ya" diyorum fakat istediğim havayı dönüştüremiyeceğim için kabulleniyorum en sonunda.
bazen önüme konan yemek canımı sıkıyor ve dediğin gibi dayanamıyorum insanlara çünkü gözüme çok vuruyor gereksiz konuşmaları, tavırları yapmacık geliyor. göz görerek yapıyorlar birde. baya baya sinirli denecek kadar ciddi, sessiz, kısa cevaplar bile vermeyen biri oluyorum. bunları şu yüzden anlattım biraz, ben hep onaylanmak istemişimdir.
kardeşlikten, doğru yolda olan insanlardan "aferim bak doğru yoldasın" demesini ve benim "oh be doğru yoldayız" demek istedim. sonra tek başıma bunu yapmamın doğru olduğunu fark ettim bir noktaya kadar.
dişiler oyuncağım değil benim alive. baya baya 3 senedir hayatıma giren hiç bir kızla baya baya yakınlaşmadım.
normaldi hepsi. konuştum, eğlendim, hata yaptım, haddi aşarak iletişimi kötü hale getirdim ama dişiler oyuncağım olmadı.
bunu dert ettiğim zamanlarda oldu. olmayan zamanlarda. oyuncağım oldu diyebileceğim bir kaç nokta var ama her konuştuğum dişiyi yatağa atamadım ben ve bunun gerçekten önemli olduğunu düşünmüyorum dert olacak kadar.
"oyuncağım olacak hepsi" dedirtecek kadar. eşşekten kastın, kitap yüklü eşşek değil mi?
benimde aklıma geliyor biliyor musun o ayet... "kitap yüklü eşşeklerden olmayın, onlar öyle oldular" gibi.
evet köle gibiyiz ama kölelik görevimiz dışında başka bir şeyde değiliz inançlı insanlar olarak. kandırmacaya girer yoksa.
he bazen kendimizi kandıralım mı? olabilir bilmiyorum. bazen duymak istediğini söylüyorum karşımda ki kişiye.
aklını kullan tabii dediği gibi, sen kullanıyorsun zaten bence. sadece kullandıktan sonra ne olduğu soru işareti olarak kalıyor.
öncelikle insanlar birbirlerini anlayan insanlarla olmak ister biliyoruz. ve bu arayışa itiliyorsun seni anlamayan insanlar arasında bence. ya şuan milyonlarımız olsa eminim gece sonunda şuan ki arayışımı his edeceğim ve kardeşliği düşüneceğim. sonra düşünerek yattığımda beyin son yaptığım, düşündüğüm şeyi tekrar edecek sürekli ve bu beynime daha çok kazınacak "kardeşlik". dayatmalardan ne demek istedin emin değilim ama gün içinde dayatmalarla bende karşılaşıyorum. ve nefes alıp almadığını düşünmeyen, düşünse bile umursamayan biri gibi yaklaşıyorum karşılaştığım şeye.
kartal mısın, götüne iki tüy sokup kendini kartal zanneden biri misin ilgilenmiyorum.
hava durumu gibi. çok olumsuz şartlar oluşmadıysa, ki çok soğuk olan bir hava şartlarına gerekli giysiye sahipsem karşı çıkmayıp kabulleniyorum çünkü değiştiremiyeceğim bir şey. beni aşıyor.
çok sıcak olan bir günde dışarda çalışmak zorunda kaldığımda içimden "sıcağa bak ya" diyorum fakat istediğim havayı dönüştüremiyeceğim için kabulleniyorum en sonunda.
bazen önüme konan yemek canımı sıkıyor ve dediğin gibi dayanamıyorum insanlara çünkü gözüme çok vuruyor gereksiz konuşmaları, tavırları yapmacık geliyor. göz görerek yapıyorlar birde. baya baya sinirli denecek kadar ciddi, sessiz, kısa cevaplar bile vermeyen biri oluyorum. bunları şu yüzden anlattım biraz, ben hep onaylanmak istemişimdir.
kardeşlikten, doğru yolda olan insanlardan "aferim bak doğru yoldasın" demesini ve benim "oh be doğru yoldayız" demek istedim. sonra tek başıma bunu yapmamın doğru olduğunu fark ettim bir noktaya kadar.
dişiler oyuncağım değil benim alive. baya baya 3 senedir hayatıma giren hiç bir kızla baya baya yakınlaşmadım.
normaldi hepsi. konuştum, eğlendim, hata yaptım, haddi aşarak iletişimi kötü hale getirdim ama dişiler oyuncağım olmadı.
bunu dert ettiğim zamanlarda oldu. olmayan zamanlarda. oyuncağım oldu diyebileceğim bir kaç nokta var ama her konuştuğum dişiyi yatağa atamadım ben ve bunun gerçekten önemli olduğunu düşünmüyorum dert olacak kadar.
"oyuncağım olacak hepsi" dedirtecek kadar. eşşekten kastın, kitap yüklü eşşek değil mi?
benimde aklıma geliyor biliyor musun o ayet... "kitap yüklü eşşeklerden olmayın, onlar öyle oldular" gibi.
evet köle gibiyiz ama kölelik görevimiz dışında başka bir şeyde değiliz inançlı insanlar olarak. kandırmacaya girer yoksa.
he bazen kendimizi kandıralım mı? olabilir bilmiyorum. bazen duymak istediğini söylüyorum karşımda ki kişiye.
aklını kullan tabii dediği gibi, sen kullanıyorsun zaten bence. sadece kullandıktan sonra ne olduğu soru işareti olarak kalıyor.
öyle bir grup yok ya kim varsa burada takılıyor.
burası canlanmalı derken yeni birilerini bulmamız gerekiyor çünkü eskiler sonuçta eskiler ve yaşam enerjilerini kaybediyorlar ve isteksizler burası için mi diyorsun hocam?
burası canlanmalı derken yeni birilerini bulmamız gerekiyor çünkü eskiler sonuçta eskiler ve yaşam enerjilerini kaybediyorlar ve isteksizler burası için mi diyorsun hocam?
kancık sözlük bozulmuş; ne giriş yapılıyor ne entry girilebiliyor ne başlık açılabiliyor.
''eskiler sonuçta eskiler ve yaşam enerjilerini kaybediyorlar ve isteksizler''
eskiler artık yaşlandı, ben de dahil.
''eskiler sonuçta eskiler ve yaşam enerjilerini kaybediyorlar ve isteksizler''
eskiler artık yaşlandı, ben de dahil.
ya ne biliyim "kardeşliğin yaptığı tahrik etmeyi yerim ben.
ama kardeşliğin bu kadar pisleşeceğini sanmam he?" okuyunca öyle düşündüm.
yok be şaka yaptım.
hell'de okumuş yazıları ve ustanın yöntemini kullanıyor şuan çünkü kendisine uygun olan şey o.
ama bana uygun değil nabalım yani. bu kötü bir şey değil ki.
beta olarak gördüğüm harekete küfürler yada betasın yazamam. çünkü anlamı yok.
yani tcma niye beta diyordu? anlamı neydi yani benim anladığım onu yazayım:
çünkü beta ne demek, kime denir anlayalım diye. e anladıysan sorun yok. bence anladıktan sonra da, ilgilenmiyorsun senin için ciddi bir boyuta gelmediği müddet.
yani bu yüzden buradan da birinin fikirleri yüzünden "betasın" yazmak istemiyorum çünkü benim için bir ciddi boyutta olmuyor. olduğu zaman da benim alanıma girmesi gerekiyor. zarar vermesi lazım insanlarla ilişkime.
bir gün biriyle yazışıyorum ve adama sorular soruyorum konuyla alakalı ve bu soruların amacı kişinin düşüncesinin aslında doğruya uygun olmadığına ikna etmek ve bunu kendinin bulmasını sağlamak düşünerek.
biri çıktı "adam hesap mı soruyorsun" diye tabii hakaret falan var.
soru sorduğum arkadaş 10 dakika falan sonra döndü bana hakaret etmeye başladı.
e aradan biri böyle bir "hesap soruyor" iması yapmasa soruya cevap vermek için düşünmeye devam edicekti muhtemelen ve sonunda seçimine göre anlayacaktı meseleyi işte.
o gün kızmıştım bu aradan fırlayan arkadaşa çünkü fırsatı yok etmişti.
ama kardeşliğin bu kadar pisleşeceğini sanmam he?" okuyunca öyle düşündüm.
yok be şaka yaptım.
hell'de okumuş yazıları ve ustanın yöntemini kullanıyor şuan çünkü kendisine uygun olan şey o.
ama bana uygun değil nabalım yani. bu kötü bir şey değil ki.
beta olarak gördüğüm harekete küfürler yada betasın yazamam. çünkü anlamı yok.
yani tcma niye beta diyordu? anlamı neydi yani benim anladığım onu yazayım:
çünkü beta ne demek, kime denir anlayalım diye. e anladıysan sorun yok. bence anladıktan sonra da, ilgilenmiyorsun senin için ciddi bir boyuta gelmediği müddet.
yani bu yüzden buradan da birinin fikirleri yüzünden "betasın" yazmak istemiyorum çünkü benim için bir ciddi boyutta olmuyor. olduğu zaman da benim alanıma girmesi gerekiyor. zarar vermesi lazım insanlarla ilişkime.
bir gün biriyle yazışıyorum ve adama sorular soruyorum konuyla alakalı ve bu soruların amacı kişinin düşüncesinin aslında doğruya uygun olmadığına ikna etmek ve bunu kendinin bulmasını sağlamak düşünerek.
biri çıktı "adam hesap mı soruyorsun" diye tabii hakaret falan var.
soru sorduğum arkadaş 10 dakika falan sonra döndü bana hakaret etmeye başladı.
e aradan biri böyle bir "hesap soruyor" iması yapmasa soruya cevap vermek için düşünmeye devam edicekti muhtemelen ve sonunda seçimine göre anlayacaktı meseleyi işte.
o gün kızmıştım bu aradan fırlayan arkadaşa çünkü fırsatı yok etmişti.
Tahrik etmek kötü bir şey değil yesir.
Niye pisleşsinler?
Biri sana bir konuyu uygun ve güzel anlatımla aktardığı zaman bundan hoşnut olup konuya daha istekli olmaz mısın daha fazlasını öğrenmek için? Olursun abi niye olmayacaksın ki.
Tcma öğretiyi de bu şekilde etki edecek üzere yazdı zaten. Tek bu etkisi yok tabii bu da içinde illa.
Çaylaklığımı modlardan biri açtı işte, zikisgen.
My7'nin talimatıyla :)
Olayı ne bilmiyorum. yazsın istediğini, iyi olur. cevabın olursa yaz bana ulaştırırım.
Niye pisleşsinler?
Biri sana bir konuyu uygun ve güzel anlatımla aktardığı zaman bundan hoşnut olup konuya daha istekli olmaz mısın daha fazlasını öğrenmek için? Olursun abi niye olmayacaksın ki.
Tcma öğretiyi de bu şekilde etki edecek üzere yazdı zaten. Tek bu etkisi yok tabii bu da içinde illa.
Çaylaklığımı modlardan biri açtı işte, zikisgen.
My7'nin talimatıyla :)
Olayı ne bilmiyorum. yazsın istediğini, iyi olur. cevabın olursa yaz bana ulaştırırım.
yesirawt, hell'in gerçek karakteri ile buraya yansıttığı karakterin bir olmadığını düşünmen normal bir şey anlaşılır.
fakat bu durum hell'in sana burada sergilediği karakteri değiştirmiyor değil mi?
ve sende gerçek karakteri böyle değil ya diyerek yansıttığı karakterine tevazu, anlayışlı olmamalısın çünkü senin muhatabın direkt yansıttığı karakter olduğu için, gerçek karakteri hakkında ki düşüncelerinde sadece "teori" de kaldığından dolayı bence bu çelişkili bir durum. çelişkili bir durum insana belirsizlik veriyor. belirsizlik ise insanı zayıf his ettiriyor.
bak bir söz var: "Bilgelik sanatı neyi görmezden gelmek gerektiğini bilme sanatıdır."
bu konuyu görmezden gelip, odaklanman gereken şeyin seninle muhatap bırakılan karakter olması lazım bence.
ve bunu yaparken yer yer tabii ki içgüdülerinle karşıdakinin kim olduğunu ve sebeplerini düşünürsün ve ortaya hem gerçekçi yaklaşan hemde içgüdülerini bastırmayan onu kontrol eden biri çıkar.
hell artık cevap yazamayacak bu hesabından.
geçen gün "bana yapılırsa bende karşılık veririm" düşüncenin olduğunu fark ettim. kısasa kısas gibi. fakat karşılık da vermeyebilirsin ya. bence bu daha iyi bir yol sosyal medya da küfürleşmek hakkında.
çünkü şöyle duruyor: çocuklar kavga ettiğinde "en son vuran kazanır" diye düşünürler.
"e e ben vurdum hehe" falan gibi tepki verirler ve karşıdaki çocuğu tahrik eder bu durum ister istemez.
çocukta dayanamayıp vurur falan. böyle gider. aslında tahrik edildiğinin farkında olarak, umursamayıp sadece önemli olan her neyse onun hakkında yorum yapsa yada yüz çevirip yoluna gitse daha iyi olmaz mı soruyorum sana?
"Tanrı, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmem için dinginlik, Değiştirebileceklerimi değiştirmem için cesaret,
Ve aralarındaki farkı anlamam için akıl verdi. " Reinhold Niebuhr
kardeşlikte sanıyorum ki tahrik etme var. yani çırakları iyi bir şeye kanalize etmek için tahrik ediyorsun.
fakat kötü bir tahrik yoktur herhalde. çırağa zarar verecek şeylerden çok yararına olacak tavrı sergileme var.
bak bunları bizde yapabiliriz. konuştuğumuz insanlara kullanabiliriz bu durumu ve bence bu daha iyi bir yol.
hayatın önemli olan kısımlarını görmüş ve his etmiş biri için kendiyle denk yada daha aşağıda olan ve konuştuğu kişinin de ihtiyacını gören birinin yaklaşımı da öğreticilik üzerine olmalı bence fakat herkes öğrenmek istemez biliyorsun. his edersin zaten kime öğretici olman gerektiğini.
tcma'da büyük ihtimalle 11 yaşından 16 yaşına kadar ki yaşadığı hayat sonrasında memnuniyetle bunu yaptı.
fakat bu durum hell'in sana burada sergilediği karakteri değiştirmiyor değil mi?
ve sende gerçek karakteri böyle değil ya diyerek yansıttığı karakterine tevazu, anlayışlı olmamalısın çünkü senin muhatabın direkt yansıttığı karakter olduğu için, gerçek karakteri hakkında ki düşüncelerinde sadece "teori" de kaldığından dolayı bence bu çelişkili bir durum. çelişkili bir durum insana belirsizlik veriyor. belirsizlik ise insanı zayıf his ettiriyor.
bak bir söz var: "Bilgelik sanatı neyi görmezden gelmek gerektiğini bilme sanatıdır."
bu konuyu görmezden gelip, odaklanman gereken şeyin seninle muhatap bırakılan karakter olması lazım bence.
ve bunu yaparken yer yer tabii ki içgüdülerinle karşıdakinin kim olduğunu ve sebeplerini düşünürsün ve ortaya hem gerçekçi yaklaşan hemde içgüdülerini bastırmayan onu kontrol eden biri çıkar.
hell artık cevap yazamayacak bu hesabından.
geçen gün "bana yapılırsa bende karşılık veririm" düşüncenin olduğunu fark ettim. kısasa kısas gibi. fakat karşılık da vermeyebilirsin ya. bence bu daha iyi bir yol sosyal medya da küfürleşmek hakkında.
çünkü şöyle duruyor: çocuklar kavga ettiğinde "en son vuran kazanır" diye düşünürler.
"e e ben vurdum hehe" falan gibi tepki verirler ve karşıdaki çocuğu tahrik eder bu durum ister istemez.
çocukta dayanamayıp vurur falan. böyle gider. aslında tahrik edildiğinin farkında olarak, umursamayıp sadece önemli olan her neyse onun hakkında yorum yapsa yada yüz çevirip yoluna gitse daha iyi olmaz mı soruyorum sana?
"Tanrı, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmem için dinginlik, Değiştirebileceklerimi değiştirmem için cesaret,
Ve aralarındaki farkı anlamam için akıl verdi. " Reinhold Niebuhr
kardeşlikte sanıyorum ki tahrik etme var. yani çırakları iyi bir şeye kanalize etmek için tahrik ediyorsun.
fakat kötü bir tahrik yoktur herhalde. çırağa zarar verecek şeylerden çok yararına olacak tavrı sergileme var.
bak bunları bizde yapabiliriz. konuştuğumuz insanlara kullanabiliriz bu durumu ve bence bu daha iyi bir yol.
hayatın önemli olan kısımlarını görmüş ve his etmiş biri için kendiyle denk yada daha aşağıda olan ve konuştuğu kişinin de ihtiyacını gören birinin yaklaşımı da öğreticilik üzerine olmalı bence fakat herkes öğrenmek istemez biliyorsun. his edersin zaten kime öğretici olman gerektiğini.
tcma'da büyük ihtimalle 11 yaşından 16 yaşına kadar ki yaşadığı hayat sonrasında memnuniyetle bunu yaptı.
kardeşlikte sanıyorum ki tahrik etme var. yani çırakları iyi bir şeye kanalize etmek için tahrik ediyorsun.
"KANALİZE"
"KANALİZE"
olduğunu sandığınız kişilere bakıyorum ve oturup sövüşüyorsunuz. üstelik sözde ikinizde doğrusunuz ve kardeşlik istiyorsunuz.
erdemli ve anlayışlı olmak iletişim temellerinden biri.
tcma bugün bir betayla sövüşür müydü?
biriyle sövüşür müydü yada? zevk alıyorsunuz yada altta kalmak istemiyorsunuz neredeyse.
beynin dopamin salgılamasının verdiği hissiyat ile paragraflar dizip insanlara hakaret ediyorsun rahat rahat.
hoşuma gitmiyor bu tür iletişimler benim.
yanlış anlarsın beni bende anlatırım bak bunda sorun yok. fakat sen yanlış anlamayı seçiyorsun ya bildiğin.
eğer bir kez daha saygısızlık yaparsan bak açık yazıyorum "beta, sığır vs.vs" gibi saygı sınırını aşan ve aşağılayıcı bir kelime görmek istemiyorum. bak bunu yapabilirsin herhalde?
umursamayıp geçiyorum anlar illa ki diye ama sende anlamaktan ziyade daha da dozaj arttırımı var.
"lan fikrinden, zikrinden dolayı banlamayayım ki bende iletişim kurmaya çalışırım ki beyin sürekli aynı kişilerle takılınca performans düşüklüğü veriyor iyi olur" demiştim. fakat saygılı bir iletişim kurmak zorundasın yazmak istiyorsan.
erdemli ve anlayışlı olmak iletişim temellerinden biri.
tcma bugün bir betayla sövüşür müydü?
biriyle sövüşür müydü yada? zevk alıyorsunuz yada altta kalmak istemiyorsunuz neredeyse.
beynin dopamin salgılamasının verdiği hissiyat ile paragraflar dizip insanlara hakaret ediyorsun rahat rahat.
hoşuma gitmiyor bu tür iletişimler benim.
yanlış anlarsın beni bende anlatırım bak bunda sorun yok. fakat sen yanlış anlamayı seçiyorsun ya bildiğin.
eğer bir kez daha saygısızlık yaparsan bak açık yazıyorum "beta, sığır vs.vs" gibi saygı sınırını aşan ve aşağılayıcı bir kelime görmek istemiyorum. bak bunu yapabilirsin herhalde?
umursamayıp geçiyorum anlar illa ki diye ama sende anlamaktan ziyade daha da dozaj arttırımı var.
"lan fikrinden, zikrinden dolayı banlamayayım ki bende iletişim kurmaya çalışırım ki beyin sürekli aynı kişilerle takılınca performans düşüklüğü veriyor iyi olur" demiştim. fakat saygılı bir iletişim kurmak zorundasın yazmak istiyorsan.
Kardeşliğe gereksiz demedim ki ben :d
arkadaşım sen sorunlusun cidden.
Kendini gazlayarak da burdan bir sonra ki entry'ye anca geçersin. yazı stilin dışında tcma ile benzerliğin yok maalesef. Yani zihinsel olarak seni alfa göremiyorum ben. Sadece içsel olarak rahatlık kazanmış bir okurun yıllardır da tekrar ettiği şeyleri yaşayıp yansıtması falan. E bu da yeterli degil bence alfa için.
ustadan daha iyisini bildiğin konularda olabilir de konu o değil.
Bakın beyler siz yıllardır bu yöntemlerle bir şey elde edemediniz ya, çıkıp "kardeşlik istiyorum" diyerek maval okuyormuş gibi duruyorsunuz.
Çözüm isteyen, çözüm arar. yöntem değiştirir.
Ben daha çok aynı şeyleri deneyen ve farklı sonuçlar bekleyen insan grubu görüyorum.
Bu benlik değil işte. Ben farklı bir şey olduğunu düşünüyorum.
Yesirawt zaten hayatta okuduğun şeyler sana hazine bulmuş gibi hissettirmeyecek.
Faydalıymış diyip geçeceksin bence
arkadaşım sen sorunlusun cidden.
Kendini gazlayarak da burdan bir sonra ki entry'ye anca geçersin. yazı stilin dışında tcma ile benzerliğin yok maalesef. Yani zihinsel olarak seni alfa göremiyorum ben. Sadece içsel olarak rahatlık kazanmış bir okurun yıllardır da tekrar ettiği şeyleri yaşayıp yansıtması falan. E bu da yeterli degil bence alfa için.
ustadan daha iyisini bildiğin konularda olabilir de konu o değil.
Bakın beyler siz yıllardır bu yöntemlerle bir şey elde edemediniz ya, çıkıp "kardeşlik istiyorum" diyerek maval okuyormuş gibi duruyorsunuz.
Çözüm isteyen, çözüm arar. yöntem değiştirir.
Ben daha çok aynı şeyleri deneyen ve farklı sonuçlar bekleyen insan grubu görüyorum.
Bu benlik değil işte. Ben farklı bir şey olduğunu düşünüyorum.
Yesirawt zaten hayatta okuduğun şeyler sana hazine bulmuş gibi hissettirmeyecek.
Faydalıymış diyip geçeceksin bence
Ona takıldın gerçekten yani?
"Bir insanın soruları, ve tepkileri kim olduğunu gösterir" e peki.
bir insan grubu birbiriyle neden organizasyon kurar?
Bu organizasyonun temel gelişimini gösterecek şey kişilerin birbirine gerçekçi yaklaşıp ciddi ciddi eleştiri yapabilmesi lazım.
Yoksa tcma dediğin adam tek başına da yardırıyor. Niye bir grubun liderliğini alıp halen daha öncülük yapsın ki? Bak sen aptal birine benzemiyorsun fakat saygıyı ihmal ediyorsun.
Sokak ağızlı birine yazarken bedava yazasım da gelmiyor.
E sen beni bile eleştiremiyorsun ayrıca, "kardeşliği nasıl eleştireceğiz lan" bakış açın pek şaşırtmadı.
"Bir insanın soruları, ve tepkileri kim olduğunu gösterir" e peki.
bir insan grubu birbiriyle neden organizasyon kurar?
Bu organizasyonun temel gelişimini gösterecek şey kişilerin birbirine gerçekçi yaklaşıp ciddi ciddi eleştiri yapabilmesi lazım.
Yoksa tcma dediğin adam tek başına da yardırıyor. Niye bir grubun liderliğini alıp halen daha öncülük yapsın ki? Bak sen aptal birine benzemiyorsun fakat saygıyı ihmal ediyorsun.
Sokak ağızlı birine yazarken bedava yazasım da gelmiyor.
E sen beni bile eleştiremiyorsun ayrıca, "kardeşliği nasıl eleştireceğiz lan" bakış açın pek şaşırtmadı.
Sen şaka mısın abicim? Laf dalaşına girmeyeceğim falan demişsin, köpek miyiz biz dalaşa gireceğiz daha doğru konuş biraz.
"Bir alfa betayla asla beta gibi mücadele etmez"
Huzur içinde yatayım? requiescat in pace
Ya bak akıl dediğimiz şey tanrının varlığına anlamaya da götürüyor uygun ortamlar olunca.
Bakalım kim huzur içinde yatabiliyor:
karşıdaki yazara küfürler edip, saygısızlık yapan ve yeterli empati yapmayıp "benim anladığım budur, sizi anlamıyorum yolunuzda iyi değil" diyen ve kendisine kullandığı kelimenin aslında zaten kardeşlikte olduğunu söyleyen birine kullandığı manayı söylemek yerine kelimelerin etimolojik köklerini aşağılayan ve bunu da 6 yıllık tecrübesinden yapan biriyle,
Bir mi olacağım? E elbette hayır.
Kendisinden olmayanları "buradan gidebilirsin" diyerek parazit yapmakla suçlayan bir arkadaşımızsın sen.
Benim attığım son mesaj psikoloji dünyasında olan bir şeyin, usta tarafından üstümüzde uygulamasından bahsetmişim fakat kardeşliğe çamur atacak yer arıyorum sana göre?
Affedersin ama siktir git yani.
Benim seninle ortak yanım var. İkimizde aynı şeyi okuduk haklısın ama bu yüzden hepimiz kardeşiz demiyorum. Mantıklı da değil zaten. entrylerini silen, yardım ediyorum sandığı mesajlarda bile 6 yıl önce zaten söylenen şeyleri tekrarlayan ve bunu da yeni keşifler gibi bize sunmaya çalışan biriyle kardeş falan değilim ben.
He bak bunu bende yaptım. İslam tarihi, başlık analizi, yazı analizleri, saha görevi deneyimleri, dişilerle ilgili analizler, okuduğum kitapların özetleri gibi pek çok ürünüm var benim.
Ya 20 yıl önce psikoloji de keşfedilmemiş bir konu hakkında teori hazırlayıp ürünüm budur diyen birine 20 yıl sonra teknolojinin avantajlarını kullanıp o konuda gerçek deneylerden sonuç çıkaran kişiye "sen çelişkilisin mi" diyorsun?
senin 3 ay öncesine ait yazıların bile yok.
Belki senin benimle ortak paydan olmalıdır.
Seni doğru kılan şey ne? Maalesef yazılarında görünmüyor. birilerinin benimle gelmesini beklemiyorum ben sevgili dostum.
E aynı şeyleri farklı cümlelerle kuruyorsun yine.
Ben niye prim bekleyeyim birinden?
Eleştirebiliyorsan buyur. Bilimin şuan ki geldiği nokta, psikolojinin bu kadar keşifler yapabilmesi eleştirmek üzerinden zaten.
"Hacıtyler dedi ki: kardeşliği eleştirebiliyorsan zaten alınırsın" anladın sen. umarım yani.
"Bir alfa betayla asla beta gibi mücadele etmez"
Huzur içinde yatayım? requiescat in pace
Ya bak akıl dediğimiz şey tanrının varlığına anlamaya da götürüyor uygun ortamlar olunca.
Bakalım kim huzur içinde yatabiliyor:
karşıdaki yazara küfürler edip, saygısızlık yapan ve yeterli empati yapmayıp "benim anladığım budur, sizi anlamıyorum yolunuzda iyi değil" diyen ve kendisine kullandığı kelimenin aslında zaten kardeşlikte olduğunu söyleyen birine kullandığı manayı söylemek yerine kelimelerin etimolojik köklerini aşağılayan ve bunu da 6 yıllık tecrübesinden yapan biriyle,
Bir mi olacağım? E elbette hayır.
Kendisinden olmayanları "buradan gidebilirsin" diyerek parazit yapmakla suçlayan bir arkadaşımızsın sen.
Benim attığım son mesaj psikoloji dünyasında olan bir şeyin, usta tarafından üstümüzde uygulamasından bahsetmişim fakat kardeşliğe çamur atacak yer arıyorum sana göre?
Affedersin ama siktir git yani.
Benim seninle ortak yanım var. İkimizde aynı şeyi okuduk haklısın ama bu yüzden hepimiz kardeşiz demiyorum. Mantıklı da değil zaten. entrylerini silen, yardım ediyorum sandığı mesajlarda bile 6 yıl önce zaten söylenen şeyleri tekrarlayan ve bunu da yeni keşifler gibi bize sunmaya çalışan biriyle kardeş falan değilim ben.
He bak bunu bende yaptım. İslam tarihi, başlık analizi, yazı analizleri, saha görevi deneyimleri, dişilerle ilgili analizler, okuduğum kitapların özetleri gibi pek çok ürünüm var benim.
Ya 20 yıl önce psikoloji de keşfedilmemiş bir konu hakkında teori hazırlayıp ürünüm budur diyen birine 20 yıl sonra teknolojinin avantajlarını kullanıp o konuda gerçek deneylerden sonuç çıkaran kişiye "sen çelişkilisin mi" diyorsun?
senin 3 ay öncesine ait yazıların bile yok.
Belki senin benimle ortak paydan olmalıdır.
Seni doğru kılan şey ne? Maalesef yazılarında görünmüyor. birilerinin benimle gelmesini beklemiyorum ben sevgili dostum.
E aynı şeyleri farklı cümlelerle kuruyorsun yine.
Ben niye prim bekleyeyim birinden?
Eleştirebiliyorsan buyur. Bilimin şuan ki geldiği nokta, psikolojinin bu kadar keşifler yapabilmesi eleştirmek üzerinden zaten.
"Hacıtyler dedi ki: kardeşliği eleştirebiliyorsan zaten alınırsın" anladın sen. umarım yani.
psikodinamik yaklaşım yapıp kendinizi aydınlatabilirsiniz. zaten bunu tcma yaptı size fakat daha fazlası gerekiyor belli ki çünkü halen daha buradayız.
bu yöntem freud'a ait. ve bunun hakkında bir yorum var: " Freud'un burada amacı kişide bulunan semptomları yok etmekten ziyade bilinçaltına kadar uzanıp sorunu kökten halletmektir. Doğru şekilde uygulanmasıyla kişinin hayatı daha mutlu ve dengeli bir hal alır." tanıdık geldi değil mi?
"ben bilinçaltınızı değiştireceğim"
devamına bakalım: "İlişkisel psikodinamik temele göre öncelik olarak kişinin başkalarıyla olan ilişkisi vardır. Psikodinamik terapi, terapist ve danışan arasındaki ilişki aracılığıyla danışanın iç dünyasını serbest çağrışımı kullanarak anlamaya çalışır. Bunu anlayarak kişinin geçmiş ilişki örüntüleri ve geçmiş yaşam ilişkilerinin farkına varması sağlanır. Bu ilişkisel detaylar terapist ile mevcut ilişkisine aktarılarak ilişki örüntüsü araştırılır. Kişi kendi duygularının ve fikirlerinin ifadesini keşfeder. Bununla birlikte; sorun teşkil edici düşünce ve duygulardan, arzulardan, fantezilerden, tekrarlayan ilişki kalıplarından ve geçmiş deneyimlerden kaçınmaya çalışır. Terapide vurgu, terapötik ve kişilerarası ilişkiler üzerinedir."
insanın genel çocukluk, ergenlik ve bu dönemde ki travmaları ile bu terapide ki yönteme bakalım:
"Psikodinamik değerlendirme, terapi sürecinde bireyin kendisinde geçmişte yaşadığı olayların ve bilinçaltı/bilinçdışındaki etkenlerin değerlendirilmesidir. Terapist danışanın doğum öncesinden başlayarak tüm yaşam hikayesini belli bir kronolojik sıra ile anamnez formatı içerisinde alır. Terapist, danışanla iletişim halindedir ve psikodinamik değerlendirme de bu iletişim esnasında terapist tarafından yapılır" amannez, doktorun hastaya hastanın teşhisi için sorduğu sorular ve değerlendirmeler gibi bir şey.
tcma bunu bire bir yapmadığı için herkesin yaşayabileceği en muhtemel uygun*** durumlara değinmiş.
he bunu bilerek yapmış mıdır? olabilir. beni ilgilendirmiyor çünkü her freud okuyan bunu yapamaz ki henüz şurada bile ego kelimesinin hangi anlamda kullandığı söylemekten geri duran arkadaşımız bile var ve kendisine "durdurulamaz" diyor.
"Psikodinamik yaklaşıma göre olumsuz deneyimler yaşayan tüm insanlar bu durumları hatırlamasalar bile yetişkinliklerini etkilerler." e zaten çoğu insanı kapsıyor bu olumsuzluk.
bu da son olsun: "Psikodinamik terapi ile danışanın hayatındaki tekrarlayan kalıplar, sebepler ve sonuçlar araştırılır. Kişinin hayatında yaşanan olaylar dış etkenlerden ayrıştırılır ve danışan daha net bir farkındalıkla öz güç duygusu deneyimler, farkındalık sonrası, anlama, kararlar verme, eyleme geçme ve yeniden optimizasyonlar gibi süreçlerden geçilir. Deneyimlerin etkileri için değerlendirmeler yapılır. Bunun için öncelikle danışanın dış dünyada yaşadıklarını kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla daha net bir şekilde ilişkilendirebilmesi gerekir ve bu doğrultuda danışan yaşadığı deneyimleri psikodinamik süreçte hatırlayarak içgörü kazanmaya çalışır. İçgörü kazanan bir danışan, hayatının tam kontrolünü ele geçirmek için kararlı adımlar atabilir. İnsan, geçmişte yaşadığı ve dış dünyasında kendisinden bağımsız olarak yorumladığı olaylar ile kendi sebepleri ve sonuçları arasında daha net bağlantılar kurabilir. Bu sayede danışan, hayatında karşılaştığı kısır döngüler ve tıkanıklıklarda yeni farkındalıklar kazanarak bazı açılımlar yaşayabilir. Terapi süreci, danışanın kendi seçimlerinin ve kendi gücünün farkına varması sayesinde gerçekleşir. Bu terapinin danışanın üzerinde subjektif bir etkisi olacaktır"
bu yöntem freud'a ait. ve bunun hakkında bir yorum var: " Freud'un burada amacı kişide bulunan semptomları yok etmekten ziyade bilinçaltına kadar uzanıp sorunu kökten halletmektir. Doğru şekilde uygulanmasıyla kişinin hayatı daha mutlu ve dengeli bir hal alır." tanıdık geldi değil mi?
"ben bilinçaltınızı değiştireceğim"
devamına bakalım: "İlişkisel psikodinamik temele göre öncelik olarak kişinin başkalarıyla olan ilişkisi vardır. Psikodinamik terapi, terapist ve danışan arasındaki ilişki aracılığıyla danışanın iç dünyasını serbest çağrışımı kullanarak anlamaya çalışır. Bunu anlayarak kişinin geçmiş ilişki örüntüleri ve geçmiş yaşam ilişkilerinin farkına varması sağlanır. Bu ilişkisel detaylar terapist ile mevcut ilişkisine aktarılarak ilişki örüntüsü araştırılır. Kişi kendi duygularının ve fikirlerinin ifadesini keşfeder. Bununla birlikte; sorun teşkil edici düşünce ve duygulardan, arzulardan, fantezilerden, tekrarlayan ilişki kalıplarından ve geçmiş deneyimlerden kaçınmaya çalışır. Terapide vurgu, terapötik ve kişilerarası ilişkiler üzerinedir."
insanın genel çocukluk, ergenlik ve bu dönemde ki travmaları ile bu terapide ki yönteme bakalım:
"Psikodinamik değerlendirme, terapi sürecinde bireyin kendisinde geçmişte yaşadığı olayların ve bilinçaltı/bilinçdışındaki etkenlerin değerlendirilmesidir. Terapist danışanın doğum öncesinden başlayarak tüm yaşam hikayesini belli bir kronolojik sıra ile anamnez formatı içerisinde alır. Terapist, danışanla iletişim halindedir ve psikodinamik değerlendirme de bu iletişim esnasında terapist tarafından yapılır" amannez, doktorun hastaya hastanın teşhisi için sorduğu sorular ve değerlendirmeler gibi bir şey.
tcma bunu bire bir yapmadığı için herkesin yaşayabileceği en muhtemel uygun*** durumlara değinmiş.
he bunu bilerek yapmış mıdır? olabilir. beni ilgilendirmiyor çünkü her freud okuyan bunu yapamaz ki henüz şurada bile ego kelimesinin hangi anlamda kullandığı söylemekten geri duran arkadaşımız bile var ve kendisine "durdurulamaz" diyor.
"Psikodinamik yaklaşıma göre olumsuz deneyimler yaşayan tüm insanlar bu durumları hatırlamasalar bile yetişkinliklerini etkilerler." e zaten çoğu insanı kapsıyor bu olumsuzluk.
bu da son olsun: "Psikodinamik terapi ile danışanın hayatındaki tekrarlayan kalıplar, sebepler ve sonuçlar araştırılır. Kişinin hayatında yaşanan olaylar dış etkenlerden ayrıştırılır ve danışan daha net bir farkındalıkla öz güç duygusu deneyimler, farkındalık sonrası, anlama, kararlar verme, eyleme geçme ve yeniden optimizasyonlar gibi süreçlerden geçilir. Deneyimlerin etkileri için değerlendirmeler yapılır. Bunun için öncelikle danışanın dış dünyada yaşadıklarını kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla daha net bir şekilde ilişkilendirebilmesi gerekir ve bu doğrultuda danışan yaşadığı deneyimleri psikodinamik süreçte hatırlayarak içgörü kazanmaya çalışır. İçgörü kazanan bir danışan, hayatının tam kontrolünü ele geçirmek için kararlı adımlar atabilir. İnsan, geçmişte yaşadığı ve dış dünyasında kendisinden bağımsız olarak yorumladığı olaylar ile kendi sebepleri ve sonuçları arasında daha net bağlantılar kurabilir. Bu sayede danışan, hayatında karşılaştığı kısır döngüler ve tıkanıklıklarda yeni farkındalıklar kazanarak bazı açılımlar yaşayabilir. Terapi süreci, danışanın kendi seçimlerinin ve kendi gücünün farkına varması sayesinde gerçekleşir. Bu terapinin danışanın üzerinde subjektif bir etkisi olacaktır"
"2000'li yılların başından itibaren kullanılmaya başlanan içgörü kelimesi, iç ve görü sözcüklerinin birleşmesiyle oluşturulmuştur. İçgörü, bireyin benliği, bedeni ve kişiliği hakkında somut ve gerçek bilgilere sahip olması demektir"
"Psikodinamik terapinin amacı, danışanın geçmişinin mevcut davranışları üzerindeki etkilerini anlamak, kişiliğinin bilinmeyen yönlerini keşfetmek ve içgörü kazandırmaktır."
"Psikodinamik terapinin amacı, danışanın geçmişinin mevcut davranışları üzerindeki etkilerini anlamak, kişiliğinin bilinmeyen yönlerini keşfetmek ve içgörü kazandırmaktır."
önce gidip hayatta kendinizi tamamlayın sonra ihtiyacınızın olduğu zaten belli olur.
buraya "ihtiyacım var kardeşliğe" gibi bir şeyler yazıp, bunun da gerekliliklerini çözememiş ve çözdüğü kısımların üstüne doğru dürüst düşmemiş biri olmak yerine ihtiyacım yok demek kadar güzel bir şey olabilir mi?
yaptığım çok açık. kendimi fantezi dünyasına atmıyorum. "durdurulamazım, mesajlar silinmiştir" yada çoh istiyorum yha ama yapamıyorum da demiyorum. zaten "yapamıyorum" diyen yok. herkes yapıyor sözde ama kimse alınmıyor.
yok içimde bir şey? ki bu beni daha gerçekçi kılıyor.
burada ne işiniz var zaten olmasın. canım istiyor takılıyorum.
amaç zaten belli niye daha kör taklidi yapıyorsun.
baya güldürücü ama he. yani 5 yaşındaki çocuğun abisini döveceğini söylemesi gibi bir şey ya bu:
"artık burada işi olmayan siteyi terk etsin amacı belli olur"
olsa ne olur? sence kardeşliğe ihtiyacım yok diyen biri bundan etkilenir mi ya? mantıklı ol.
teallahım :)
buraya "ihtiyacım var kardeşliğe" gibi bir şeyler yazıp, bunun da gerekliliklerini çözememiş ve çözdüğü kısımların üstüne doğru dürüst düşmemiş biri olmak yerine ihtiyacım yok demek kadar güzel bir şey olabilir mi?
yaptığım çok açık. kendimi fantezi dünyasına atmıyorum. "durdurulamazım, mesajlar silinmiştir" yada çoh istiyorum yha ama yapamıyorum da demiyorum. zaten "yapamıyorum" diyen yok. herkes yapıyor sözde ama kimse alınmıyor.
yok içimde bir şey? ki bu beni daha gerçekçi kılıyor.
burada ne işiniz var zaten olmasın. canım istiyor takılıyorum.
amaç zaten belli niye daha kör taklidi yapıyorsun.
baya güldürücü ama he. yani 5 yaşındaki çocuğun abisini döveceğini söylemesi gibi bir şey ya bu:
"artık burada işi olmayan siteyi terk etsin amacı belli olur"
olsa ne olur? sence kardeşliğe ihtiyacım yok diyen biri bundan etkilenir mi ya? mantıklı ol.
teallahım :)
Kanka bu dediklerine katılıyorum ben doğru. Eğlence ortamı da vardır zaten.
Ben istemiyorum dedim ya, eğlence içinde kardeşlik isteyecek halim yok ondan.
Ciddi işler içinde beni tercih etme sebepleri benim mantık yürütme şeklim olabilir. yoksa bilgi falan yönünden bir tercih olamaz zaten dediğin gibi çoğu şeyi kendi içlerinde öğrenip, geliştirip halletmişlerdir. dediğin şey "hayattan zevk alma şeklinin yetersizliği yüzünden dünyanın zevksiz bir olduğunu sanman" gibi bir şeyse bu daha ağır bir ihtimal doğru tarafta.
Yesirawt toplumda zaten yaşıyoruz. Sende yaşıyorsun. Kardeşliğe girince seni özel bir bölgeye almıyorlar ya. kardeşliğe girdiğini ve sivil hayatının nasıl olacağını düşün. Benim öyle işte. Hacı kardeşliksiz bir şekilde yaşarken toplumun içinde yaşayıp topluma boyun mu eğdi?
Tabii ki hayır.
Yalnız ben zaten toplumu unuttum ya.
Toplumu unutmak için kardeşliğe ihtiyacın yok.
Gereken yerlerde ki ihtiyacınca toplumla muhatap ol bitiyor zaten.
Belikebond'un org'daki en son yazısına bak. Dün bugün yarın'ın itiraflar başlığında.
He yoksa çarpıtma ve yanlış yönelim yaparak da kardeşlik edinilmiyor maalesef.
"Uzun yazdın kısa yazıya" gibi mantalite de buralardan doğuyor zaten.
ve tatmin etmiyor beni tabii ki.
Ben istemiyorum dedim ya, eğlence içinde kardeşlik isteyecek halim yok ondan.
Ciddi işler içinde beni tercih etme sebepleri benim mantık yürütme şeklim olabilir. yoksa bilgi falan yönünden bir tercih olamaz zaten dediğin gibi çoğu şeyi kendi içlerinde öğrenip, geliştirip halletmişlerdir. dediğin şey "hayattan zevk alma şeklinin yetersizliği yüzünden dünyanın zevksiz bir olduğunu sanman" gibi bir şeyse bu daha ağır bir ihtimal doğru tarafta.
Yesirawt toplumda zaten yaşıyoruz. Sende yaşıyorsun. Kardeşliğe girince seni özel bir bölgeye almıyorlar ya. kardeşliğe girdiğini ve sivil hayatının nasıl olacağını düşün. Benim öyle işte. Hacı kardeşliksiz bir şekilde yaşarken toplumun içinde yaşayıp topluma boyun mu eğdi?
Tabii ki hayır.
Yalnız ben zaten toplumu unuttum ya.
Toplumu unutmak için kardeşliğe ihtiyacın yok.
Gereken yerlerde ki ihtiyacınca toplumla muhatap ol bitiyor zaten.
Belikebond'un org'daki en son yazısına bak. Dün bugün yarın'ın itiraflar başlığında.
He yoksa çarpıtma ve yanlış yönelim yaparak da kardeşlik edinilmiyor maalesef.
"Uzun yazdın kısa yazıya" gibi mantalite de buralardan doğuyor zaten.
ve tatmin etmiyor beni tabii ki.
tcma'da ego kelimesini kullanmıştır. e ben tcmada okurken kast ettiği şeyi anladım direkt.
e senden anlayamıyorum maalesef çünkü üzerine tekrar tekrar düşünmüyorum. ki tcma'da kullandığı sırada düşünmedim genellikle okudum anladım.
basit değil mi "egonun kelime anlamı dediğin gibi ama ben o kelimenin kişide fazla bulunduğu halden ve diğer insanlara olan etkilerinden bahsediyorum" yazmak? bence basitte senin yazdığın mesajın bir kısmına bakalım:
"beta oluşumlarını asırlar önceki kelime kökleriyle mantık çerçevesine sokmaya olan gayretini takdir ettim,bir beta böyle yapardı."
sorun bu zaten. ben doğru bir şey yazıyorum ve sen ne kast ettiğin önemli olmaksızın benim dediğim doğru şeye katılıp, tamamlamak yerine betaca mealen, yanlış ve kısıtlı yorum diyorsun komik bir şekilde.
diğer mesajlara girmiyorum tekrar. sen oturup tavsiye vermeyi bırak insanlara.
senin tavsiye verdiğin insanlar daha çok bilinmezliğe düşüyor ve zan altında kalıyor genellikle ve iyice ne yapacaklarını bilmiyorlar.
bu duyguları tcma vermedi kimseye. o insanları düşünmeye sevk etti içsel dünyalarında.
sen bunu yapamıyorsun. bu işe de soyunma bence.
arkadaşım sen zaten cevap veremiyorsun bak. ben cevap vermeye gerek duymayan bir insanın vereceği tepkiyi biliyorum ve senin tepkin hiç benzemiyor cevap vermeye gerek duymayacak insana. bence de oyununu oyna takıl.
bir daha da bana tavsiye vermeye kalkma ya lütfen.
ben gerektiği içinde vermiyorum he, uykum yok ve yazmamam için bir sebep yok ortada. fakat bu kadar yeterli bence de.
e senden anlayamıyorum maalesef çünkü üzerine tekrar tekrar düşünmüyorum. ki tcma'da kullandığı sırada düşünmedim genellikle okudum anladım.
basit değil mi "egonun kelime anlamı dediğin gibi ama ben o kelimenin kişide fazla bulunduğu halden ve diğer insanlara olan etkilerinden bahsediyorum" yazmak? bence basitte senin yazdığın mesajın bir kısmına bakalım:
"beta oluşumlarını asırlar önceki kelime kökleriyle mantık çerçevesine sokmaya olan gayretini takdir ettim,bir beta böyle yapardı."
sorun bu zaten. ben doğru bir şey yazıyorum ve sen ne kast ettiğin önemli olmaksızın benim dediğim doğru şeye katılıp, tamamlamak yerine betaca mealen, yanlış ve kısıtlı yorum diyorsun komik bir şekilde.
diğer mesajlara girmiyorum tekrar. sen oturup tavsiye vermeyi bırak insanlara.
senin tavsiye verdiğin insanlar daha çok bilinmezliğe düşüyor ve zan altında kalıyor genellikle ve iyice ne yapacaklarını bilmiyorlar.
bu duyguları tcma vermedi kimseye. o insanları düşünmeye sevk etti içsel dünyalarında.
sen bunu yapamıyorsun. bu işe de soyunma bence.
arkadaşım sen zaten cevap veremiyorsun bak. ben cevap vermeye gerek duymayan bir insanın vereceği tepkiyi biliyorum ve senin tepkin hiç benzemiyor cevap vermeye gerek duymayacak insana. bence de oyununu oyna takıl.
bir daha da bana tavsiye vermeye kalkma ya lütfen.
ben gerektiği içinde vermiyorum he, uykum yok ve yazmamam için bir sebep yok ortada. fakat bu kadar yeterli bence de.
ya liseli misin sen siktir çekiyorum falan atarlı ergenler gibi.
biraz gerçekçi ol artık. 6 yıldır şurdasın hala öğretiyi iki ay okuyup heycanla tecrübe ettiklerini yazan insanlar gibisin ve sana uygun değil böyle bir şey. senin artık daha olgun ve hoşgörülü, ustaca davranman lazım.
biraz önce ego kardeşlikte yok diyordun anlamını bilmeden şimdi de kim olduğu önemsiz diyorsun. fanteziaşığıhell
biraz gerçekçi ol artık. 6 yıldır şurdasın hala öğretiyi iki ay okuyup heycanla tecrübe ettiklerini yazan insanlar gibisin ve sana uygun değil böyle bir şey. senin artık daha olgun ve hoşgörülü, ustaca davranman lazım.
biraz önce ego kardeşlikte yok diyordun anlamını bilmeden şimdi de kim olduğu önemsiz diyorsun. fanteziaşığıhell
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?